İtalya’nın o meşhur kaotik ve gürültülü güney şehirlerini unutun; bugün sizi Alplerin gölgesinde, aristokratik duruşuyla büyüleyen ve her sokağında ayrı bir asalet barındıran “Küçük Paris”e götürüyorum. Torino’da yapılacak şeyler listesi hazırlamak, aslında bir şehrin ruhunu nasıl yeniden keşfedebileceğinizi anlatmakla eşdeğer. Bu şehirde adım attığınız her meydan, içtiğiniz her fincan kahve ve başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz her barok yapı, size İtalya’nın sadece pizza ve makarnadan ibaret olmadığını, aynı zamanda derin bir entelektüel birikimin ve kraliyet zarafetinin merkezi olduğunu fısıldayacak. Benim için Torino, her ziyaretimde kendimi bir dönem dizisinin başrolünde hissettiğim, hem çok modern hem de zamansız kalabilmiş nadir Avrupa başkentlerinden biri.
Torino Nasıl Bir Şehir ve Burada Sizi Nasıl Deneyimler Bekliyor?
Torino, İtalya’nın kuzeybatısında, Piyemonte bölgesinin kalbinde yer alan, ilk bakışta mesafeli ama tanıdıkça sizi içine çeken büyüleyici bir şehir. Burayı sadece bir sanayi kenti veya FIAT’ın merkezi olarak düşünmek büyük bir hata olur. Torino seyahat rehberi sayfalarını karıştırmaya başladığınızda karşınıza çıkan ilk şey, şehrin ne kadar düzenli ve planlı olduğudur. İtalya’nın diğer şehirlerindeki o dar, dolambaçlı sokakların yerini burada geniş bulvarlar, devasa meydanlar ve kilometrelerce uzanan revaklar (porticolar) alıyor. Şehir size her mevsim farklı bir yüzünü sunuyor; kışın sisli ve gizemli, baharda ise parklarındaki çiçeklerle capcanlı bir atmosfer vaat ediyor. Torino tatil önerileri arasında en değerlisi, bu şehri aceleye getirmeden, her bir detayını sindirerek gezmektir.
Torino diğer İtalya şehirlerinden neden farklıdır?
Torino’yu Roma, Floransa veya Milano ile kıyaslamak ona biraz haksızlık olur. Çünkü buranın ruhu çok daha “Avrupalı” ve aristokratik. Roma’nın kaosu veya Milano’nun aşırı ticari hızı burada yerini vakur bir sükunete bırakıyor. Torino şehir deneyimi yaşarken fark edeceğiniz en büyük fark, şehrin genel dokusundaki Fransız etkisidir. Savoya hanedanlığının etkisiyle şekillenen bu doku, Torino’ya İtalyan sıcaklığı ile Fransız estetiğinin eşsiz bir karışımını kazandırmış. Torino gezilecek aktiviteler arayışındayken kendinizi bir an Paris’te, bir an Viyana’da ama en nihayetinde kalbiyle %100 İtalyan olan bir yerde bulursunuz. Burası, gösterişin bağırmadığı, zarafetin detaylarda gizli olduğu bir yer.
Kraliyet geçmişi
Torino’nun kimliğinin en güçlü yapı taşı kuşkusuz Savoya Hanedanlığı’dır. İtalya Birliği kurulduğunda ülkenin ilk başkenti olması, şehre muazzam bir ciddiyet ve zenginlik katmış. Torino’da yapılacak aktiviteler denilince akla gelen görkemli saraylar, aslında bu kraliyet geçmişinin yaşayan kanıtlarıdır. Şehir merkezi, “Taç Sarayları” olarak bilinen ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan yapılarla çevrili. Bu kraliyet mirası sadece binalarda değil, şehrin geniş caddelerinde ve halkın vakur duruşunda bile hissediliyor. Torino tarihi atmosfer bakımından Avrupa’nın en zengin noktalarından biri olarak, sizi geçmişin görkemli balolarına ve diplomatik görüşmelerine davet ediyor.
Modern şehir kültürü
Kraliyet geçmişi ne kadar ağırsa, Torino’nun modern yüzü de o kadar dinamik ve yenilikçidir. Burası sadece tarih kokan bir müze-şehir değil; aynı zamanda tasarımın, otomotiv dünyasının ve çağdaş sanatın kalbinin attığı bir metropol. Torino şehir aktiviteleri arasında Lingotto gibi eski fabrikaların modern sanat merkezlerine ve alışveriş alanlarına dönüşmesini izlemek büyük bir keyif. Şehir, endüstriyel mirasını reddetmek yerine onu kucaklayıp modern hayata entegre etmeyi başarmış. Torino’da görülecek ve yapılacaklar listenize modern sanat galerilerini eklediğinizde, şehrin ne kadar vizyoner olduğunu göreceksiniz.
Gastronomi etkisi
Torino demek, lezzet demek. Ama buradaki lezzet anlayışı İtalya’nın geri kalanından biraz farklı. Burası çikolatanın, aperitivo kültürünün ve ağır ateşte pişen gurme et yemeklerinin ana vatanı. Torino yemek deneyimi sadece doymak üzerine değil, bir ritüeli yaşamak üzerinedir. Gianduja çikolatasının kokusu sokaklara sinmiştir; akşamüstü olduğunda ise Torino popüler aktiviteler arasında ilk sırayı alan o meşhur aperitivo saati başlar. Şehir, Slow Food akımının doğduğu topraklara çok yakın olduğu için, tabağınıza gelen her malzemenin bir hikayesi ve kalitesi vardır.
Torino’yu keşfetmenin en keyifli yolu nedir?
Torino’yu keşfetmenin en keyifli yolu, hiç kuşkusuz kendinizi o 18 kilometrelik devasa revakların altına bırakmaktır. Torino’da yürüyerek gezi yapmak, hem yağmurdan hem de güneşten korunarak şehri bir uçtan bir uca arşınlamanızı sağlar. Benim tavsiyem, haritayı bir kenara bırakıp Piazza Castello’dan başlayarak Via Po üzerinden nehre doğru yürümek. Torino gezi rotası oluştururken kendinize sık sık kahve molaları verin. Tarihi kafelerde bir masaya oturup gelip geçenleri izlemek, bu şehrin ritmini anlamanın en iyi yoludur. Torino şehir keşfi yaparken toplu taşıma yerine ayaklarınızın sizi götürdüğü yere gitmek, karşınıza hiç beklemediğiniz gizli avlular ve butikler çıkaracaktır.
Torino’yu ziyaret etmek için en iyi dönem hangisidir?
Her mevsimin Torino’ya kattığı ayrı bir renk var, ancak deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki sonbahar bu şehre en çok yakışan mevsim. Ekim ve Kasım aylarında Alplerin üzerine düşen ilk karın serinliği şehre ulaşırken, yerdeki sarı yapraklar ve sisli Po Nehri manzarası büyüleyicidir. Ayrıca bu dönem, çikolata festivallerinin ve gastronomi etkinliklerinin tavan yaptığı zamandır. Torino tatil rehberi planlıyorsanız ve kalabalıktan uzak, romantik bir atmosfer arıyorsanız sonbaharı tercih edin. Bahar ayları ise parkların canlanması ve yürüyüş yollarının çiçeklenmesiyle Torino gezisi yapılacaklar listesi için ideal bir zemin hazırlar. Kışın ise kayak merkezlerine yakınlığı nedeniyle şehir apayrı bir canlılığa bürünür.
Torino’da İlk Gün Yapılması Gereken Şeyler Nelerdir?
Torino’ya ayak bastığınız ilk an, o devasa bulvarların ve düzenli geometrinin içinde kendinizi biraz aristokrat hissetmeniz çok normal. Torino’da yapılacak şeyler listesinin ilk günü, şehre “merhaba” demek ve onun o ağırbaşlı ruhunu solumakla geçmeli. İlk gününüzde çok fazla müze gezmek yerine, şehrin dokusunu anlamaya çalışmak en doğrusu olacaktır. Torino, aceleci turistleri pek sevmez; o, ağır ağır keşfedilmeyi, köşe başındaki sahafın kokusunu almayı ve geniş meydanların ferahlığını hissetmeyi bekleyen bir şehirdir. Torino şehir turu planınızın başlangıcı, şehrin tüm yollarının çıktığı o meşhur “kalp” noktası olmalı.
Şehri tanımak için güne nereden başlanmalı?
Güne başlamak için dünya üzerinde Piazza Castello’dan daha görkemli bir nokta az bulunur. Burası sadece bir meydan değil, Torino’nun 2000 yıllık tarihinin özetidir. Torino gezi rehberi yapılacaklar listenizin ilk maddesi, bu meydanın ortasında durup 360 derece dönerek etrafı süzmek olmalı. Bir yanınızda Palazzo Reale (Kraliyet Sarayı), diğer yanınızda orta çağdan kalma Palazzo Madama ve hemen karşınızda Via Roma’nın şık mağazaları… Torino şehir merkezi gezilecek yerler arasında burası, tüm ulaşım ve yürüyüş rotalarının düğüm noktasıdır. Güne burada, meydandaki tarihi kafelerden birinde ayaküstü bir espresso içerek başlamak, sizi anında gerçek bir İtalyan gibi hissettirecektir.
Torino’yu yürüyerek keşfetmek mümkün mü?
Kesinlikle evet, hatta Torino’da yürüyerek gezi yapmak bu şehrin yazılı olmayan kuralıdır. Torino’nun en büyük lütfu, toplamda yaklaşık 18 kilometreyi bulan revaklı yollarıdır (Portici). Bu revaklar sayesinde yağmur yağsa bile ıslanmadan, güneş en tepedeyken bile terlemeden kilometrelerce yürüyebilirsiniz. Torino yürüyüş rotaları oluştururken kendinizi Via Po’nun altına bırakın; burası sizi Piazza Castello’dan alıp doğrudan nehir kenarına, Piazza Vittorio Veneto’ya kadar götürür. Şehir dümdüz bir yapıya sahip olduğu için yorulmadan saatlerce gezebilir, Torino gezi rotası üzerindeki gizli pasajları ve butik dükkanları keşfedebilirsiniz.
İlk gün hangi deneyimler kaçırılmamalı?
İlk gününüzde kendinizi şımartmanız gereken en önemli deneyim, meşhur “Bicerin” kahvesidir. Torino’da mutlaka yapılması gereken şeyler denilince, espresso, sıcak çikolata ve taze kremanın katmanlar halinde sunulduğu bu içeceği denemek ilk sıralarda gelir. Piazza della Consolata’daki tarihi Caffè Al Bicerin’e gidin; burası 1763’ten beri aynı tarifle hizmet veriyor. Mum ışığıyla aydınlanan, ahşap kokulu bu minik dükkanda Bicerin’inizi yudumlarken, zamanın nasıl durduğunu hissedeceksiniz. Akşamüstü ise Torino’da bir gün nasıl geçirilir sorusunun cevabı olan Piazza Vittorio Veneto’da nehre karşı bir aperitivo yapmaktır. Bu geniş meydan, gün batımında turuncuya boyanırken elinizde bir bardak Vermut ile oturmak, Torino hayatının ta kendisidir.
Torino’da Tarih ve Kültür Deneyimi Nasıl Yaşanır?
Torino, İtalya’nın sadece sanayi kenti değil, aynı zamanda entelektüel derinliği en yüksek şehirlerinden biridir. Torino’da tarih ve kültür deneyimi yaşamak demek, kendinizi bazen antik Mısır’da, bazen bir krallık sarayında, bazen de sinema tarihinin tozlu sayfalarında bulmak demektir. Şehir, müzecilik konusunda sadece İtalya’nın değil, dünyanın sayılı merkezlerinden biri olarak kabul edilir. Torino turistik deneyimler açısından sizi o kadar çok seçenekle karşılar ki, her müzede harcayacağınız zamanı önceden planlamanız gerekebilir.
Şehrin tarihi atmosferini en iyi nerede hissedebilirsiniz?
Şehrin o mistik ve tarihi kokusunu en yoğun alacağınız yer Quadrilatero Romano bölgesidir. Burası Torino’nun en eski yerleşim yeridir ve o geniş bulvarların aksine daracık, taş döşeli sokaklara sahiptir. Torino tarihi yerler keşfinizde bu bölgede yürürken Roma döneminden kalma surları ve kapıları görebilirsiniz. Ancak atmosferin doruk noktası kesinlikle Palazzo Reale ve çevresidir. Kralların yürüdüğü o koridorlarda yankılanan ayak sesleri, size Torino tarihi atmosfer derinliğini iliklerinize kadar hissettirir. Her köşe başında karşınıza çıkan barok kiliseler ve eski eczaneler (farmacie), size şehrin yüzyıllardır değişmeyen yüzünü gösterir.
Torino’nun müzeleri neden bu kadar ünlüdür?
Torino’nun müzelerini ünlü yapan şey, sadece koleksiyonlarının zenginliği değil, bu koleksiyonların sunuluş biçimidir. Torino müzeleri denilince akla gelen ilk yer Museo Egizio, yani Mısır Müzesi’dir. Kahire’den sonra dünyadaki en önemli Mısır koleksiyonuna ev sahipliği yapar; burayı görmeden dönmek, Paris’e gidip Louvre’u görmemek gibidir. Diğer bir dev ise Mole Antonelliana’nın içinde yer alan Ulusal Sinema Müzesi’dir (Museo Nazionale del Cinema). Dünyanın en dikey müzesi olabilir! Torino’da gezilecek yerler ve aktiviteler planınızda sinema müzesine mutlaka yer verin; binanın içine asansörle çıkarken sergileri kuş bakışı görmek büyüleyicidir. Bu müzeler, klasik bir sergileme mantığından ziyade sizi bir hikayenin içine çeker.
Kraliyet mirasını görmek için neler yapılmalı?
Savoya hanedanlığının ihtişamına tanıklık etmek için bir gününüzü “Corona di Delizie” (Keyif Tacı) olarak adlandırılan saraylar zincirine ayırmalısınız. Torino’da yapılacak aktiviteler arasında Piazza Castello’daki Palazzo Reale’yi gezmek en temel adımdır. Buradaki Kraliyet Cephaneliği (Armeria Reale), Avrupa’nın en önemli koleksiyonlarından biridir. Ancak gerçek bir kraliyet deneyimi için şehrin biraz dışındaki Venaria Reale’ye gitmelisiniz. Burası İtalya’nın Versailles’ı olarak bilinir. Dev bahçeleri, aynalı salonları ve at ahırlarıyla Torino turistik noktalar arasında en görkemli olanıdır. Eğer vaktiniz kısıtlıysa, nehir kenarındaki Castello del Valentino’yu ziyaret ederek de bu krallık mirasının bir parçasına dokunabilirsiniz.
Torino’da Yerel Hayatı Deneyimlemek İçin Neler Yapılmalı?
Torino, turistlerin akın ettiği Roma veya Venedik gibi bir açık hava müzesinden ibaret değildir; burası yaşayan, nefes alan ve kendine has ritmi olan bir şehirdir. Torino’da yapılacak şeyler listesinin en samimi kısmı, o ağırbaşlı aristokrat maskesinin altındaki gerçek Torino’yu bulmaktır. Yerel hayat burada sabahın erken saatlerinde kurulan pazarlarda başlar, öğleden sonra nehir kenarındaki yürüyüşlerle devam eder ve akşamın geç saatlerine kadar süren o bitmek bilmeyen sohbetlerle tamamlanır. Torino seyahat önerileri arasında en kıymetlisi, kendinizi bir turist gibi değil, bir “Torinese” gibi hissetmenizi sağlayacak küçük detaylardır.
Yerel halkın en çok vakit geçirdiği yerler nereleridir?
Eğer gerçek bir Torino yerlisi gibi hissetmek istiyorsanız, rotanızı San Salvario mahallesine veya Porta Palazzo pazarına kırmalısınız. Torino yerel hayat nasıl deneyimlenir sorusunun cevabı, Piazza Madama Cristina civarındaki kafelerde saklıdır. Hafta sonları yerel halkın toplandığı, çocukların koşuşturduğu ve yaşlıların gazete okuduğu bu meydanlar, şehrin gerçek kalbidir. Ayrıca, güneşli bir günde Parco del Valentino’da çimlere uzanmak veya Po Nehri kıyısındaki Murazzi bölgesinde bir şeyler içmek, Torino’da hafta sonu ne yapılır sorusuna yerel halkın verdiği en net cevaptır.
Torino’da bir gününüzü yerel biri gibi nasıl geçirirsiniz?
Torino’da bir gün nasıl geçirilir merak ediyorsanız, güne kesinlikle hızlı bir kahve (espresso) ve yanında bir “croissant” (burada cornetto denir) ile başlamalısınız. Ama masa başında değil, barda ayakta! Ardından, Avrupa’nın en büyük açık hava pazarı olan Porta Palazzo’ya gidip o kaotik ama büyüleyici enerjiyi solumalısınız. Öğleden sonra, turist kalabalığından uzaklaşıp Cit Turin bölgesindeki Art Nouveau tarzı binaların arasında kaybolmak, Torino şehir keşfi için harika bir yerel aktivitedir. Akşamüstü olduğunda ise mutlaka bir “Apericena” (atıştırmalıklarla zenginleştirilmiş aperitif) için mahallenizdeki bir bara uğramalısınız. Yerel biri için gün, o ilk yudum Vermut ile resmen sona erer.
Şehrin en karakteristik mahalleleri hangileridir?
Torino’nun her mahallesi farklı bir hikaye anlatır. Torino gezilecek mahalleler listesinin başında gelen San Salvario, eskiden tehlikeli kabul edilen ama şimdilerde şehrin en hip, en çok kültürlü ve dinamik bölgesi haline gelen yerdir. Burada her köşe başında bir sanat galerisi veya butik bir bira evi bulabilirsiniz. Daha nezih ve şık bir atmosfer arıyorsanız, Crocetta mahallesi geniş bulvarları ve lüks villalarıyla sizi karşılar. Torino turistik mahalleler dışında kalan Borgo Po ise nehrin karşı kıyısında, tepelerin eteklerinde yer alan, huzurlu ve yeşil dokusuyla büyüleyen bir yerleşim alanıdır.
Torino’da Mutlaka Yapılması Gereken Gastronomi Deneyimleri Nelerdir?
Torino, İtalya’nın mutfak başkentlerinden biri olarak kabul edilir ve burada yemek yemek sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, bir sanat formudur. Torino’da yapılacak şeyler arasında gastronomi turu yapmak, duyularınızı uyandıracak bir yolculuktur. Burası, dünya çapında ünlü olan Slow Food hareketinin doğduğu topraklara komşudur. Bu yüzden malzemenin kalitesi, yerelliği ve hazırlanışındaki özen her zaman ön plandadır. Torino yemek deneyimi yaşarken acele etmemeli, her lokmanın tadını çıkarmalısınız.
Torino’da hangi yemekler mutlaka denenmeli?
Piyemonte mutfağı oldukça zengin ve doyurucudur. Torino’da mutlaka yapılması gereken şeyler listesinin başında “Agnolotti del Plin” denemek gelir; bu, elle büzülerek kapatılan minik, et dolgulu bir makarna türüdür. Ayrıca, ton balığı soslu ince dilimlenmiş dana eti olan “Vitello Tonnato” da bu bölgenin imza tabağıdır. Eğer et sever biriyseniz, “Brasato al Barolo” (Barolo şarabında ağır ateşte pişmiş sığır eti) damağınızda unutulmaz bir iz bırakacaktır. Torino gastronomi deneyimi sırasında tadacağınız bu lezzetler, İtalyan mutfağının ne kadar sofistike olabileceğini size kanıtlar.
Şehrin en ünlü kahve ve tatlı deneyimi nedir?
Burası çikolatanın İtalya’daki ana vatanıdır. Torino kahve kültürü ve çikolata geleneği, şehre damgasını vurmuştur. İlk olarak, fındık ve çikolatanın muazzam karışımı olan “Gianduiotto” çikolatasını mutlaka tatmalısınız. Ama asıl olay, daha önce bahsettiğim Bicerin’dir. Torino’nun en ünlü kahve ve tatlı deneyimi olan bu içeceği, tarihi 1700’lere uzanan Caffè Al Bicerin’de içmek bir ritüeldir. Ayrıca, üzerine kakao serpilmiş meşhur “Bonet” tatlısı da (bir çeşit çikolatalı ve amarettili puding) akşam yemeğinizin en tatlı finali olacaktır.
Yerel pazarları gezmek neden önemli?
Torino yerel pazarlar gezisi, sadece alışveriş yapmak değil, şehrin ruhunu ve mutfak kültürünün temelini anlamak demektir. Porta Palazzo, bu konuda bir devdir; dünyanın her yerinden gelen baharatların, taze İtalyan peynirlerinin ve mevsimlik meyvelerin kokusu birbirine karışır. Torino’da gezilecek yerler ve aktiviteler planına burayı dahil etmek, halkın ne yediğini, nasıl pazarlık yaptığını ve günlük hayatın nasıl aktığını görmenizi sağlar. Ayrıca, pazarın hemen yanındaki Mercato Centrale, gurme lezzetleri denemek için modern ve şık bir duraktır.
Torino’da akşam yemeği deneyimi nasıl olmalı?
Torino’da akşam yemeği aceleye getirilmez. Torino’da akşam yemeği deneyimi, mutlaka bir “Aperitivo” ile başlamalıdır. Şehir, Vermut’un doğum yeri olduğu için, yemeğe geçmeden önce bir kadeh Martini veya Carpano içmek adettendir. Ardından, bir “Osteria” veya “Trattoria”ya giderek yerel şaraplar eşliğinde uzun bir yemeğe oturmalısınız. Torino turistik noktalar çevresindeki restoranlar yerine, San Salvario veya Quadrilatero Romano’daki arka sokak lokantalarını tercih edin. Işıkların loşlaştığı, şarap kadehlerinin tokuşturulduğu ve samimi sohbetlerin yükseldiği bu mekanlar, Torino’nun akşam büyüsünü size en iyi şekilde sunar.
Torino’da Manzara İzlemek İçin Nereye Gidilir?
Torino, coğrafi konumu sayesinde Avrupa’nın en şanslı şehirlerinden biri. Bir yanınızda masalsı Alpler, diğer yanınızda şehri ikiye bölen zarif Po Nehri… Torino’da yapılacak şeyler listenize şehri kuş bakışı görebileceğiniz noktaları eklemek, seyahatinizin görsel hafızasını zenginleştirecektir. Torino’nun o puslu ve aristokratik havası, tepelerden bakıldığında çok daha etkileyici bir hal alıyor. Torino manzara noktaları sadece şehri görmenizi sağlamaz, aynı zamanda size şehrin karmaşasından uzaklaşıp derin bir nefes alma imkanı sunar.
Şehrin en güzel panoramik noktaları nereleridir?
Şehrin en ikonik ve en popüler panoramik noktası hiç kuşkusuz Monte dei Cappuccini’dir. Torino’da manzara izlenecek yerler denilince akla gelen o meşhur, önünde Mole Antonelliana’nın yükseldiği ve arkada karlı Alplerin sıralandığı fotoğraf tam olarak buradan çekilir. Şehir merkezinden yürüyerek (biraz yokuş tırmanmayı göze alarak) kısa sürede ulaşabileceğiniz bu nokta, Torino’nun ne kadar düzenli bir şehir olduğunu anlamanız için en iyi yerdir. Bir diğer önemli nokta ise Superga Bazilikası’dır. Şehrin biraz dışındaki bir tepede yer alan bu devasa bazilika, size çok daha geniş ve uzak bir perspektif sunar. Torino turistik noktalar arasında burası, hem tarihi önemi hem de manzarasıyla vazgeçilmezdir.
Gün batımı için en iyi yerler hangileridir?
Gün batımı saatinde Torino, adeta altın rengine bürünür. Torino’da gün batımı için en iyi yerler listesinde ilk sırayı yine Monte dei Cappuccini alır ancak daha sakin bir alternatif arıyorsanız, Po Nehri üzerindeki Ponte Vittorio Emanuele I köprüsünü tercih edebilirsiniz. Güneş batarken nehrin üzerindeki yansımalar ve Gran Madre di Dio Kilisesi’nin silueti muazzam bir atmosfer yaratır. Ayrıca, Mole Antonelliana’nın içindeki cam asansörle kulenin tepesine çıkmak da gün batımını izlemek için oldukça heyecan verici bir yoldur. Torino seyahat planı yaparken, gün batımı saatini bu noktalardan birine denk getirmenizi şiddetle öneririm.
Fotoğraf çekmek için ideal noktalar nereleridir?
Torino’da fotoğraf çekilecek yerler saymakla bitmez ama “kartpostallık” bir kare istiyorsanız Galleria Subalpina’yı mutlaka listenize alın. Burası, cam tavanı ve zarif detaylarıyla kendinizi 19. yüzyılda hissetmenizi sağlar. Sokak fotoğrafçılığına ilginiz varsa, Quadrilatero Romano’nun dar sokakları ve eski binaları harika dokular sunar. Torino fotoğraf noktaları arasında bir diğer favorim ise Piazza San Carlo’dur. Meydandaki ikiz kiliseler ve çevredeki revakların simetrisi, mimari fotoğraflar için kusursuz bir zemin hazırlar. Şehrin modern yüzünü belgelemek istiyorsanız, Lingotto binasının çatısındaki eski test pisti oldukça sıra dışı kareler yakalamanıza olanak tanır.
Torino’da Sanat ve Mimariyi Keşfetmek İçin Neler Yapılmalı?
Torino, İtalya’da barok mimarinin ve modern tasarımın en uyumlu şekilde birleştiği şehirlerden biridir. Torino’da yapılacak şeyler arasında mimari bir keşif turuna çıkmak, şehri bir sanat galerisi gibi gezmek demektir. Burası, Savoya krallarının ihtişamlı hayallerinin mimarlar eliyle taşa dökülmüş halidir. Torino mimari yapıları sizi her adımda şaşırtacak detaylarla doludur; bazen bir kapı kolunda, bazen bir binanın tavanındaki fresklerde bu sanatsal derinliği görebilirsiniz.
Şehrin en etkileyici mimari yapıları hangileridir?
Tartışmasız en etkileyici yapı, şehrin sembolü olan Mole Antonelliana’dır. Dünyanın en yüksek yığma tuğla yapılarından biri olan bu kule, Torino siluetinin vazgeçilmezidir. Torino’da gezilecek yerler ve aktiviteler rehberlerinde ilk sırada yer alan bu yapı, mimari açıdan tam bir mühendislik harikasıdır. Bir diğer etkileyici durak ise Guarino Guarini tarafından tasarlanan Cappella della Sacra Sindone (Kutsal Kefen Şapeli). İçerideki geometrik kubbe yapısı, ışık ve gölge oyunlarıyla sizi büyüleyecektir. Torino turistik deneyimler kapsamında, Palazzo Madama’nın hem orta çağdan hem de barok dönemden izler taşıyan ön yüzünü incelemek de mimari meraklıları için bir zorunluluktur.
Torino neden mimari açıdan bu kadar özel bir şehir?
Torino’nun mimari açıdan özel olmasının sebebi, şehrin tek bir elden çıkmışçasına düzenli ve bütünleşik bir yapıya sahip olmasıdır. İtalya’nın birçok şehri organik (ve bazen düzensiz) bir şekilde büyürken, Torino’da askeri bir disiplin ve krallık estetiği hakimdir. Torino’da tarihi deneyimler yaşarken fark edeceğiniz o geniş, düz caddeler ve birbirine bağlı revaklar, şehre eşsiz bir perspektif kazandırır. Burası barok mimarinin en saf ve görkemli örneklerinin yanı sıra, “Liberty” olarak bilinen İtalyan Art Nouveau tarzının da merkezlerinden biridir. Torino şehir rehberi sayfalarında bu mimari çeşitliliğin her döneme nasıl damga vurduğunu görebilirsiniz.
Sanat galerileri ve kültür merkezleri nerelerde bulunur?
Eğer klasik sanattan hoşlanıyorsanız, Galleria Sabauda’daki kraliyet koleksiyonlarını mutlaka görmelisiniz. Ancak Torino, çağdaş sanat konusunda da çok iddialıdır. Torino sanat galerileri denilince akla gelen ilk yer, şehrin biraz dışındaki Castello di Rivoli Çağdaş Sanat Müzesi’dir; eski bir sarayda modern eserleri görmek sarsıcı bir deneyimdir. Şehir merkezinde ise Palazzo Reale içindeki sergi alanları ve GAM (Civic Gallery of Modern and Contemporary Art) mutlaka ziyaret edilmelidir. Torino’da kültürel aktiviteler arayanlar için OGR (Officine Grandi Riparazioni) gibi eski tren tamir atölyelerinin devasa kültür merkezlerine dönüştürülmüş halleri de oldukça ilham vericidir.
Torino’da Alışveriş Deneyimi Nasıl Olur?
Torino, İtalya’nın moda başkentlerinden biri olarak anılmasa da, aslında gerçek stil sahibi İtalyanların gizli adresidir. Torino’da yapılacak şeyler listenize alışverişi eklediğinizde, Milano’nun o aşırı kalabalık ve ticari havasından uzak, daha vakur ve seçici bir deneyimle karşılaşırsınız. Şehrin alışveriş kültürü, asırlık terzilerden ultra-modern tasarım butiklerine kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Torino alışveriş bölgeleri sadece ürün almak için değil, aynı zamanda o estetik vitrinleri izleyerek yürümek için de harikadır.
Torino’da alışveriş için en popüler bölgeler nereleridir?
Şehrin ana alışveriş damarı kesinlikle Via Roma’dır. Piazza Carlo Felice’den başlayıp Piazza Castello’ya kadar uzanan bu cadde üzerinde, dünyanın en ünlü lüks markalarını yan yana bulabilirsiniz. Torino’da gezilecek yerler ve aktiviteler planınızda burayı arşınlamak size kendinizi bir film setinde hissettirir. Eğer daha uygun fiyatlı ve popüler markaları arıyorsanız, Via Garibaldi Avrupa’nın en uzun yaya caddelerinden biri olarak tam size göredir. Daha bohem ve özgün bir rota içinse Via Po’nun altındaki sahaf ve antikacıları keşfetmek, Torino seyahat önerileri arasında en keyiflilerinden biridir.
Yerel ürünler nerede bulunur?
Torino’dan dönerken valizinize yerel bir tat katmak isterseniz, adresiniz kesinlikle butik çikolatacılar olmalı. Torino yerel ürünler denilince akla ilk gelen Gianduiotto çikolataları için Guido Gobino gibi efsanevi dükkanlara uğramalısınız. Ayrıca, Piyemonte bölgesinin eşsiz şarapları ve meşhur yerel peynirleri için Porta Palazzo pazarının hemen yanındaki kapalı market alanlarını veya Eataly’nin dünyadaki ilk şubesi olan Lingotto’daki devasa mağazasını ziyaret edebilirsiniz. Torino’da gastronomi deneyimi alışverişle birleştiğinde ortaya tadına doyulmaz bir seyahat çıkıyor.
Vintage ve butik mağazalar nerelerde yoğunlaşır?
Sıradan olanın dışına çıkmak isteyenler için Torino tam bir vintage cennetidir. Özellikle San Salvario mahallesindeki ara sokaklarda, geçmişin izlerini taşıyan harika butik mağazalar bulabilirsiniz. Torino’da keşfedilecek mahalleler arasında burası, ikinci el kıyafetlerden el yapımı takılara kadar birçok özgün parça sunar. Ayrıca, her ayın ikinci Pazar günü kurulan “Gran Balon” antik pazarı, Torino’da turistik olmayan aktiviteler arayanlar için gerçek bir hazinedir. Burada nadide antika mobilyalardan eski plaklara kadar her şeyi bulmak mümkündür.
Torino’da Akşam Yapılacak Şeyler Nelerdir?
Güneş Alplerin arkasına çekilip şehir ışıkları yandığında Torino, gündüzki o ciddi ve aristokrat havasından sıyrılıp çok daha samimi ve enerjik bir kimliğe bürünür. Torino’da akşam yapılacak şeyler denilince akla ilk gelen, o meşhur Kuzey İtalya rahatlığıdır. Sokaklar, ellerinde içecekleriyle sohbet eden insanlarla dolar ve şehrin barok cepheleri yumuşak bir ışıkla aydınlanır. Torino gece hayatı, Roma’nın gürültüsünden uzak ama Milano’dan çok daha sıcak bir tona sahiptir.
Torino’da akşam saatlerinde nereye gidilir?
Akşam saatlerinin en canlı noktası Piazza Vittorio Veneto ve nehir kenarıdır. Torino’da akşam yapılacak şeyler listesinin olmazsa olmazı olan aperitivo için buradaki mekanlar harika manzaralar sunar. Genç ve alternatif bir kitleyle karışmak isterseniz, San Salvario’nun barlar sokağına gitmelisiniz. Torino turistik deneyimler dışında, yerel halkın gerçek eğlence anlayışını görmek için Largo Saluzzo çevresindeki mekanlar idealdir. Burası, akşamın her saatinde canlı, dinamik ve çok kültürlüdür.
Şehirde gece hayatı nasıldır?
Torino’da gece hayatı “yavaş yavaş” başlar ve geç saatlere kadar sürer. Genelde akşam yemeği sonrası gidilen “cocktail bar” kültürü çok gelişmiştir. Torino şehir deneyimi yaşarken fark edeceğiniz üzere, insanlar sadece içki içmek için değil, sosyalleşmek ve derin sohbetler etmek için dışarı çıkar. Eğer dans etmek isterseniz, Po Nehri kıyısındaki eski teknelerin içine kurulu kulüpleri veya San Salvario’daki underground mekanları tercih edebilirsiniz. Torino seyahat planı yaparken bir akşamınızı mutlaka caz barlarından birine ayırın; Torino’nun entelektüel ruhu bu müzikle harika bir uyum sağlar.
Daha sakin bir akşam geçirmek isteyenler ne yapabilir?
Eğer kalabalıktan uzak durmak istiyorsanız, ışıklandırılmış Torino mimari yapıları eşliğinde uzun bir akşam yürüyüşüne çıkabilirsiniz. Piazza San Carlo, gece ışıklandırmasıyla adeta bir salon atmosferine bürünür. Torino’da romantik aktiviteler arayanlar için nehir kenarındaki Parco del Valentino’da ay ışığı altında yürümek veya bir opera binası olan Teatro Regio’da unutulmaz bir temsil izlemek harika bir seçenektir. Sakin bir akşamı, tarihi bir kafede sıcak bir çikolata veya yerel bir kadeh kırmızı şarap içerek sonlandırmak, Torino’da bir gün nasıl geçirilir sorusunun en huzurlu cevabıdır.
Torino’da Doğa ile İç İçe Neler Yapılabilir?
Torino, Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden biri olarak kabul edilir ve bu unvanın hakkını fazlasıyla verir. Şehri ikiye bölen görkemli Po Nehri ve etrafını saran parklar, Torino’da yapılacak şeyler listesine huzurlu bir mola eklemek isteyenler için biçilmiş kaftandır. Şehir planlaması, doğayı dışlamak yerine onu kentsel yaşamın bir parçası haline getirmiş. Torino seyahat rehberi planınızda kendinize bir “yeşil gün” ayırmak, şehrin temposundan sonra ruhunuzu dinlendirecektir.
Şehirdeki en güzel parklar hangileridir?
Torino’nun tartışmasız en güzel ve en ikonik parkı Parco del Valentino’dur. Nehir kıyısı boyunca uzanan bu devasa park, sadece bir yeşil alan değil, içinde bir şato (Castello del Valentino) ve Orta Çağ kasabası replikası (Borgo Medievale) barındıran yaşayan bir müzedir. Torino parkları arasında yerel halkın en çok tercih ettiği yer burasıdır. Daha sakin ve geniş bir alan arıyorsanız, şehrin kuzeyindeki Parco della Pellerina, spor yapmak ve uzun yürüyüşlere çıkmak için idealdir. Torino’da gezilecek yerler ve aktiviteler listenize bu parkları ekleyerek, kendinizi bir anda şehrin göbeğinde bir ormandaymış gibi hissedebilirsiniz.
Bisiklet sürmek için en iyi rotalar nereleridir?
Torino, düz ayak yapısı ve geniş yollarıyla bisiklet tutkunları için tam bir cennettir. Torino’da yapılacak aktiviteler arasında nehir boyunca bisiklet sürmek, en özgürleştirici deneyimlerden biridir. Parco del Valentino’dan başlayıp nehrin akış yönünde Moncalieri’ye kadar uzanan bisiklet yolu, size harika manzaralar sunar. Torino yürüyüş rotaları ile paralel giden bu parkurlar, şehir trafiğine girmeden doğanın tadını çıkarmanıza olanak tanır. Ayrıca, şehir genelinde yaygın olan bisiklet paylaşım sistemlerini kullanarak Torino şehir keşfi yapabilirsiniz.
Nehir kenarında yapılabilecek aktiviteler neleridir?
Po Nehri, şehrin can damarıdır. Torino’da nehir kenarında yapılabilecek aktiviteler denilince akla ilk gelen, nehir üzerindeki kürek kulüplerini (canottieri) izlemek veya kendiniz bir kürek dersine katılmaktır. Nehir kenarındaki Murazzi bölgesi, gündüzleri yürüyüş ve güneşlenmek için harikayken, akşamları birer açık hava barına dönüşen mekanlarıyla meşhurdur. Torino’da ücretsiz yapılacak şeyler arıyorsanız, nehir kenarına oturup ördekleri izlemek ve karşı kıyıdaki tepelerin yansımasına bakmak paha biçilemez bir huzur sağlar.
Torino’da Farklı ve Turistik Olmayan Deneyimler Nelerdir?
Eğer klasik turistik rotaların dışına çıkıp Torino’nun gerçek yüzünü görmek istiyorsanız, biraz cesur olup arka sokaklara dalmanız gerekir. Torino’da yapılacak şeyler aslında sadece müzelerle sınırlı değildir. Şehrin ezoterik geçmişinden endüstriyel mirasına kadar keşfedilmeyi bekleyen çok katmanlı bir yapısı vardır. Torino farklı gezi deneyimleri arayanlar için sürprizlerle dolu bir kutu gibidir.
Şehrin gizli kalmış yerleri nereleridir?
Torino’nun en gizemli noktalarından biri, “Sihirli Torino” turuna konu olan meydanlar ve sembollerdir. Şehrin beyaz ve siyah büyü noktaları olduğuna inanılır. Torino’da gizli kalmış yerler arasında, Piazza Statuto’nun o karanlık enerjisini hissetmek veya binaların cephelerindeki masonik sembolleri aramak oldukça ilginçtir. Bir diğer gizli cevher ise Condominio 25 Verde’dir; burası, içine dev ağaçların yerleştirildiği, yaşayan bir apartmandır ve modern mimarinin doğayla nasıl birleşebileceğinin en uç örneğidir. Torino turistik noktalar listesinde genelde geçmeyen bu yerler, şehrin karakterini daha iyi anlamanızı sağlar.
Turistlerin genelde bilmediği aktiviteler hangileridir?
Turist kalabalığından uzaklaşmak istiyorsanız, bir hafta sonu sabahınızı Balon (antik pazarı) bölgesinde geçirin. Ama sadece pazara bakmak için değil, oradaki küçük yerel kahvehanelerde oturup yaşlı Torinoluların kağıt oyunlarını izlemek için. Torino’da turist olmayan aktiviteler arasında, Cit Turin mahallesindeki Art Nouveau (Liberty) tarzı binaların kapılarını incelemek de yer alır. Burası mimari bir hazinedir ama çoğu rehberde yer almaz. Ayrıca, Torino’da yerel hayat nasıl deneyimlenir diyorsanız, bir mahalle “Bocce” kulübüne gidip bu geleneksel oyunu izlemeyi deneyebilirsiniz.
Yerel kültürü yakından tanımak için neler yapılabilir?
Yerel kültürü tanımanın en iyi yolu, bir akşamınızı “Circolo” adı verilen yerel derneklerde veya halk evlerinde geçirmektir. Buralarda çok uygun fiyata yerel yemekler yiyebilir ve Torino’nun işçi sınıfı geçmişine tanıklık edebilirsiniz. Torino kültür turu sadece sarayları değil, bu toplumsal dinamikleri de kapsamalıdır. Ayrıca, şehrin hemen dışındaki küçük köylere giden yerel trenlere binip, tarlalarda çalışan insanları ve asırlık çiftlik evlerini (cascine) görmek, size bambaşka bir bakış açısı kazandıracaktır. Torino’da farklı deneyimler arayanlar için bu küçük kaçamaklar seyahatin en unutulmaz anları olabilir.
Torino’da Kısa Sürede En Çok Şey Nasıl Yapılır?
Torino, kompakt yapısı sayesinde aslında kısa sürede çok fazla deneyim sunabilen bir şehir. Ancak bu, her yeri koşturarak gezmeniz gerektiği anlamına gelmez. Torino’da yapılacak şeyler planlanırken önemli olan, birbirine yakın noktaları gruplayarak şehrin o asil ritmini bozmadan ilerlemektir. Torino seyahat planı yaparken zamanı akıllıca kullanmak, size bir tarihi kafede fazladan bir kahve içme lüksü kazandıracaktır.
1 günlük Torino planı nasıl olmalı?
Eğer sadece 24 saatiniz varsa, odağınızı tamamen tarihi merkezde (Centro Storico) tutmalısınız. Torino’da 1 günde yapılacak şeyler listesine Piazza Castello ile başlayın. Sabah Palazzo Reale’yi hızlıca gezip ardından Via Po üzerinden yürüyerek Mole Antonelliana’ya geçin. Öğle yemeğinde Quadrilatero Romano’nun dar sokaklarında bir dilim pizza veya yerel bir atıştırmalık yiyin. Öğleden sonra Mısır Müzesi’ni (Museo Egizio) ziyaret edin. Günü ise Monte dei Cappuccini’de şehre veda eden güneşin altında tamamlayın. Torino’da bir gün nasıl geçirilir sorusunun özeti, en ikonik noktaları bir yürüyüş rotasına sığdırmaktır.
2 günlük Torino deneyimi nasıl planlanır?
İkinci gününüzü şehrin biraz daha dışına ve tematik müzelere ayırabilirsiniz. Torino’da 2 günde neler yapılır diyorsanız, ikinci günün sabahında mutlaka Venaria Reale sarayına gidin; burası için en az yarım gününüzü ayırmalısınız. Öğleden sonra şehre dönüp otomobil meraklısı olmasanız bile Museo Nazionale dell’Automobile’i (Otomobil Müzesi) ziyaret edin; sunumuyla sizi büyüleyecektir. Akşamını ise San Salvario mahallesinde yerel halkla iç içe bir aperitivo yaparak geçirebilirsiniz. Torino hafta sonu aktiviteleri için bu iki günlük plan oldukça doyurucudur.
3 gün ve üzeri için öneriler neleridir?
Üçüncü gün artık Torino’nun derinliklerine inme vaktidir. Torino’da yapılacak aktiviteler listenize Superga Bazilikası’nı ve oraya çıkan tarihi dişli treni ekleyin. Ardından nehir kenarındaki Parco del Valentino’da uzun bir yürüyüş yapın. Eğer vaktiniz kalırsa, Lingotto bölgesindeki Eataly’nin ana merkezinde gastronomi alışverişi yapabilir veya Pinacoteca Agnelli’nin çatısındaki sanat eserlerini inceleyebilirsiniz. Üç günden fazla vaktiniz varsa, Torino’yu merkez alarak Piyemonte’nin şarap bağlarıyla ünlü bölgeleri olan Alba veya Barolo’ya günübirlik kaçamaklar yapmanızı şiddetle öneririm.
Torino’da Yapılacak Şeyler Planlanırken Yapılan Hatalar Nelerdir?
Her şehirde olduğu gibi Torino’da da turistlerin düştüğü belli başlı tuzaklar ve hatalar vardır. Torino gezisi planı yaparken bu hatalardan kaçınmak, seyahatinizin kalitesini doğrudan artıracaktır. Torino, yanlış bir planlamayla “gri ve endüstriyel” görünebilecekken, doğru adımlarla hayatınızın en zarif tatiline dönüşebilir.
Çok fazla yeri aynı güne sıkıştırmak neden yanlış?
Torino’nun en büyük cazibesi, sunduğu “yavaş yaşam” (slow life) felsefesidir. Torino’da yapılacak şeyler listesini bir görev listesi gibi hızla bitirmeye çalışmak, şehrin ruhunu kaçırmanıza neden olur. Örneğin, Mısır Müzesi tek başına 3-4 saatinizi alabilecek bir derinliğe sahiptir. Torino seyahat önerileri içinde en önemlisi şudur: Az ama öz yer gezin. Bir meydanda oturup insanları izlemek, beşinci bir müzeyi hızlıca gezmekten çok daha fazla şey katar size. Acele etmek, Torino’nun o aristokratik sükunetini hissetmenize engel olur.
Ulaşımı hesaba katmamak nasıl sorun yaratır?
Torino merkezi yürüyerek gezmek için harika olsa da, Venaria Reale veya Superga gibi noktalar merkezin dışındadır. Torino şehir turu planlarken bu mesafeleri ve toplu taşıma saatlerini kontrol etmemek, gününüzün yarısının yollarda geçmesine neden olabilir. Özellikle hafta sonları bazı ulaşım hatlarının seyrekleştiğini unutmamalısınız. Ayrıca, Torino gezi rotası oluştururken müzelerin kapanış günlerini (genellikle Pazartesi) kontrol etmemek, kapıdan dönmenize yol açan klasik bir hatadır.
Turistik tuzaklara düşmemek için ne yapılmalı?
Torino’da çok fazla “turist tuzağı” restoran olmasa da, özellikle Piazza Castello ve Via Roma üzerindeki bazı mekanlar gereğinden fazla pahalı olabilir. Torino’da gezilecek yerler ve aktiviteler peşindeyken, yemek yemek için ana caddelerden sadece iki blok içeri girmeniz yeterlidir. Üzerinde fotoğraflı menü olan yerlerden uzak durun. Gerçek bir Torino deneyimi için, kapısında sadece İtalyanca yazıların olduğu küçük “Trattoria”ları tercih edin. Ayrıca, her çikolatacının “en iyisi” olduğunu iddia etmesine kanmayın; yerel halkın sıraya girdiği asırlık dükkanları bulmak için Torino seyahat rehberi yazımdaki gizli rotaları takip edin.




