Rehberler

Split Gezi Rehberi

Adriyatik kıyılarının o meşhur tuzu genzinizi yakarken, devasa bir imparatorluk sarayının içinde sabah kahvenizi yudumladığınızı hayal edin; işte bu kapsamlı Split gezi rehberi tam da bu büyüleyici atmosferi yaşamanız için hazırlandı. Hırvatistan’ın bu güneşli liman şehri, sadece bir geçiş noktası değil, her taşında ayrı bir hikaye barındıran yaşayan bir müze gibi. Kendi deneyimlerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki, Split’in mermer döşeli sokaklarında yürürken zamanın nasıl akıp gittiğini anlamayacaksınız. Modern yaşamın antik Roma sütunları arasına nasıl sızdığını, yerel halkın “pomalo” (yavaşça/sakin ol) felsefesiyle hayatın tadını nasıl çıkardığını bu Split şehir gezi rehberi içinde tüm detaylarıyla bulacaksınız. Hazırsanız, bu eşsiz Split seyahati boyunca ihtiyacınız olacak tüm ipuçlarını, gizli koyları ve tarih kokan rotaları keşfetmeye başlayalım.

İçindekiler

Split Nerede?

Bir şehri anlamak için önce haritadaki yerine ve ruhuna bakmak gerekir. Split gezisi planlayan pek çok arkadaşımın ilk sorduğu soru, şehrin ulaşılabilirliği ve çevresindeki diğer popüler noktalarla ilişkisi oluyor. Split, Hırvatistan’ın güneyinde, o meşhur Dalmaçya kıyıları bölgesinin tam kalbinde yer alıyor.

Split Hangi Ülkede?

Split, Orta Avrupa ile Balkanlar’ın kesişim noktasında bulunan ve son yıllarda Avrupa’nın en popüler turizm destinasyonlarından biri haline gelen Hırvatistan’ın ikinci büyük şehridir. Ülkenin güneyine doğru uzanan sahil şeridinde, Adriyatik Denizi‘nin doğu kıyısına kurulmuş bir liman kentidir. Konumu itibarıyla hem Balkan kültürünün sıcaklığını hem de Akdeniz’in zarif dokusunu bir arada sunar. Split Hırvatistan gezi rehberi hazırlarken bu coğrafi konumun şehre kazandırdığı o eşsiz iklimi ve deniz trafiğini mutlaka vurgulamak gerekir; çünkü burası Adriyatik’in en önemli deniz yolu düğüm noktalarından biridir.

Split’in Dalmaçya Kıyılarındaki Önemi

Split Adriyatik dünyası için basit bir liman kenti olmanın çok ötesinde bir anlama sahip. Dalmaçya bölgesinin idari ve kültürel başkenti olarak kabul edilen şehir, kuzeydeki Zadar ile güneydeki Dubrovnik arasında mükemmel bir stratejik noktada bulunuyor. Split şehir rehberi kapsamında buranın önemini artıran en büyük faktörlerden biri, çevredeki meşhur adalara (Hvar, Brač, Vis gibi) giden ana kapı olmasıdır. Ancak Split’i sadece bir transfer merkezi olarak görmek büyük bir hata olur. Tarih boyunca Venediklilerden Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na kadar pek çok gücün iştahını kabartan bu bölge, bugün Hırvat denizcilik kültürünün ve mutfağının en saf halini görebileceğiniz yerdir.

Split Nasıl Bir Şehir?

Eğer bir şehir hem bir imparatorun emeklilik evi kadar görkemli hem de salaş bir balıkçı kasabası kadar samimi olabiliyorsa, orası kesinlikle Split’tir. Split nasıl bir şehir? sorusunun cevabı bence “zıtlıkların uyumu”dur. Şehir merkezi, 1700 yıllık devasa bir sarayın (Diocletianus Sarayı) içine kurulmuştur. Yani insanlar hala bu antik duvarların içindeki evlerde yaşıyor, çamaşırlarını Roma sütunları arasına asıyorlar. Split şehir keşfi yaparken bir yanda son model yatların demirlediği modern Riva sahil yolu ile karşılaşırken, iki sokak arkada daracık taş geçitlerde yaşlı teyzelerin dedikodu yaptığına şahit olursunuz. Enerjik, güneşli, bazen gürültülü ama her zaman davetkar bir atmosferi vardır.

Split’e Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler

Bu detaylı gezi rehberi notlarımın arasına en başta eklemem gereken birkaç pratik bilgi var. Öncelikle, Split’te hayatın ritmi düşüktür. Yerel halkın “fjaka” dediği, hiçbir şey yapmama halinin tadını çıkarma durumu burada bir yaşam biçimidir. Split seyahati öncesinde bilmeniz gereken en önemli şeylerden biri, para birimidir. Hırvatistan artık Euro bölgesinde, bu yüzden hesaplamalarınızı buna göre yapmalısınız. Ayrıca, Split şehir merkezi büyük oranda yayalaştırılmıştır, yani en rahat spor ayakkabılarınızı yanınıza aldığınızdan emin olun. Şehir güvenli mi dürüst olmak gerekirse, Avrupa’nın en huzurlu yerlerinden biridir; gece geç saatlerde bile ara sokaklarda güvenle dolaşabilirsiniz. Split tatil rehberi için son bir tüyo: Eğer yazın gidiyorsanız, güneşin etkisine ve kalabalığa hazırlıklı olun, ancak Split her mevsimde ayrı bir hikaye anlatmayı başarır.

Split’in Tarihi ve Kültürel Kimliği

Split, dünyada eşine az rastlanır bir yerleşim düzenine sahip. Genelde tarihi şehirlerde “eski şehir” ayrı bir bölgedir, modern şehir onun etrafında şekillenir. Ancak burada, Split tarihi doğrudan bir imparatorun yatak odasında, yemek salonunda ve mahzenlerinde devam ediyor. Bu şehri anlamak için sadece binalara bakmak yetmez, o taşların dile gelip anlattığı imparatorluk hırslarını ve halkın bu devasa yapıya nasıl uyum sağladığını hissetmek gerekir.

Antik Roma’dan Günümüze Split

Split’in hikayesi, aslında yakındaki antik Roma şehri Salona (bugünkü Solin) ile başlar. Salona o dönemde bölgenin en büyük ve en önemli kentiydi. Ancak Split şehir rehberi için milat, M.S. 295 civarında İmparator Diocletianus’un emeklilik günlerini geçirmek için burada devasa bir saray inşa ettirmeye karar vermesiyle başlar. Roma İmparatorluğu’nun en güçlü isimlerinden biri, doğduğu topraklara geri dönmek istemiş ve Adriyatik’in en güzel koylarından birine bu mimari harikayı kondurmuştur. Roma’nın yıkılışından sonra, çevre halkı barbar akınlarından kaçmak için bu devasa sarayın yüksek ve güvenli duvarlarına sığınmış. Böylece saray, bir konut olmaktan çıkıp yaşayan bir kente dönüşmüş. Split şehir keşfi yaparken hala bu antik temeller üzerinde yükselen Orta Çağ ve Rönesans binalarını görebilmek, şehrin ne kadar dirençli bir kimliği olduğunu kanıtlıyor.

Diocletianus’un Mirası

Diocletianus Sarayı, Split’in sadece bir simgesi değil, bizzat kendisidir. İmparatorun mirası bugün şehrin her bir köşesinde nefes alıyor. İlginç bir detay paylaşayım: Diocletianus, tarihte kendi isteğiyle imparatorluktan feragat eden ilk ve tek Roma imparatorudur. Emekli olup bu sarayda lahana yetiştirdiği söylenir! Split gezisi sırasında sarayın koridorlarında yürürken, bir zamanlar dünyanın en güçlü adamının yürüdüğü taşlara bastığınızı bilmek insana farklı bir ürperti veriyor. Mısır’dan getirilen 3500 yıllık sfenksler, devasa granit sütunlar ve Peristil’in görkemi, o dönemin gücünü hala yansıtıyor. Bu miras, Split’i sıradan bir kıyı kasabasından çıkarıp dünya tarihinin başyapıtlarından biri haline getiriyor.

Orta Çağ ve Venedik Etkileri

Roma dönemi Split’in temelini oluştururken, şehrin o zarif ve estetik dokusu büyük oranda Orta Çağ ve Venedik hakimiyeti döneminde şekillenmiştir. Split Dalmaçya kıyıları yüzyıllar boyunca Venedik Cumhuriyeti’nin kontrolünde kaldı. Bu durum, şehrin mimarisine İtalyan şıklığını ve “Gothic-Renaissance” stilini getirdi. Şehir meydanlarında dolaşırken göreceğiniz süslü balkonlar, ince işçilikli pencere kenarları ve loggia’lar (açık galeriler) tamamen bu dönemin eseridir. Split turistik yerler listesinin başında gelen Halk Meydanı (Pjaca), Venedik etkisini en net göreceğiniz yerdir. Bu dönemde şehir sadece fiziksel olarak değil, kültürel olarak da Avrupa’nın geri kalanıyla bütünleşmiş ve Adriyatik ticaretinin en önemli halkalarından biri olmuştur.

Split’te Günlük Yaşam ve Kültür

Split’i sadece tarihi binalardan ibaret sanmak büyük bir yanılgı olur. Şehrin asıl ruhu, o binaların içindeki yaşantıda saklı. Split şehir deneyimi dediğimiz şey, sabahın erken saatlerinde balık pazarına (Peškarija) gidip taze deniz ürünlerini izlemek, ardından bir kahve alıp saatlerce etrafı gözlemlemektir. Splitliler için dış görünüş ve sosyal etkileşim çok önemlidir. “Riva’da yürümek” bir ritüeldir; en güzel kıyafetler giyilir ve sanki bir podyumdaymışçasına sahil yolunda turlar atılır. Halkın mizaç olarak biraz “inatçı ama sıcakkanlı” olduğu söylenir. Futbol takımları Hajduk Split’e olan tutkuları ise şehrin her duvarındaki grafitilerde kendini gösterir. Bu canlı ve tutkulu kültür, Split seyahati boyunca sizi de içine çekecek ve kendinizi bir anda yerel halkla şakalaşırken bulacaksınız.

Split’te Gezilecek Yerler

Şimdi sıra geldi bu eşsiz şehri adım adım keşfetmeye. Split gezilecek yerler listesi aslında oldukça kompakt bir bölgeye yayılmış olsa da, her bir noktanın hakkını vererek gezmek gerekir. Kendi gezi rotamda her zaman en erkenden yola çıkmayı tercih ederim; çünkü güneşin sarayın taşlarına vurduğu o ilk anlar gerçekten paha biçilemez.

Diocletianus Sarayı

Şehrin kalbi, ruhu ve her şeyi burasıdır. Burası bir müze değil, içinde dükkanların, otellerin ve evlerin olduğu yaşayan bir mahalledir. Split gezi rehberi içinde bu saraya en geniş yeri ayırmamızın sebebi, dünyanın en iyi korunmuş Roma yapılarından biri olmasıdır.

Sarayın Tarihi ve Önemi

M.S. 305 yılında tamamlanan bu devasa yapı, aslında hem bir askeri kale (Castrum) hem de lüks bir imparatorluk villası olarak tasarlanmıştır. Split tarihi için bir dönüm noktası olan bu saray, yaklaşık 30 bin metrekarelik bir alanı kaplar. Duvarlarının kalınlığı ve kulelerinin görkemi, imparatoru hem denizden gelecek saldırılardan hem de iç karışıklıklardan korumak için tasarlanmıştır. Bugün sarayın içine girdiğinizde, 1700 yıl önce planlanmış olan ana caddelerin (Cardo ve Decumanus) hala aynı şekilde kullanıldığını görmek sizi hayrete düşürecek.

UNESCO Dünya Mirası Statüsü

Split, 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir. Bu statü, sadece Diocletianus Sarayı‘nın fiziksel yapısını değil, aynı zamanda bu yapının içinde yüzyıllardır kesintisiz devam eden yaşamı da onurlandırır. Split Hırvatistan gezi rehberi için bu bilgi kritik; çünkü şehirdeki restorasyon çalışmaları büyük bir titizlikle yürütülüyor. UNESCO koruması sayesinde, o daracık sokaklarda yürürken aslında insanlığın ortak mirasının bir parçasına dokunmuş oluyorsunuz.

Saray İçinde Günlük Yaşam

Benim Split’te en sevdiğim şey, binlerce yıllık duvarlar arasında modern hayatın nasıl aktığını izlemek. Split şehir merkezi içinde yürürken başınızı yukarı kaldırdığınızda, Roma kemerlerine asılmış ıslak çamaşırları, pencere kenarında saksıdaki çiçeklerini sulayan yaşlı amcaları görebilirsiniz. Sarayın mahzenleri (Podrumi) bugün hediyelik eşya dükkanlarına ev sahipliği yaparken, üst katlarda dünyanın en lüks butik otelleri yer alıyor. Akşamları ise bu antik avlulardan yükselen canlı müzik sesleri, sarayın taşlarına çarpıp tüm şehre yayılıyor. Bu, Split seyahati sırasında başka hiçbir yerde bulamayacağınız kadar organik bir tarih deneyimidir.

Split Eski Şehir (Old Town)

Sarayın duvarlarından dışarıya doğru taştığınızda karşınıza çıkan bölge, Split’in Orta Çağ ve Rönesans dönemindeki genişlemesini temsil eder. Split Old Town, labirent gibi birbirine bağlanan dar sokakları, her biri ayrı bir hikaye anlatan meydanları ve pırıl pırıl parlayan mermer zeminleriyle sizi adeta büyüler. Split şehir gezisi yaparken haritayı bir kenara bırakıp sadece sezgilerinizle yürümek burada yapılacak en güzel aktivitedir.

Dar Sokaklar ve Taş Evler

Bu sokaklar o kadar dardır ki, bazen iki kişinin yan yana geçmesi bile imkansız hale gelir. Yerel halkın “Pusti me proć” (Geçmeme izin ver) adını verdiği dünyanın en dar sokaklarından biri de tam olarak buradadır. Split şehir turu esnasında bu taş evlerin mimarisine dikkat edin; beyaz Dalmaçya taşı, güneş ışığını öyle güzel yansıtır ki şehir günün her saati farklı bir renge bürünür. Bu sokaklarda yürürken, başınızın üzerindeki kemerlerdeki oymaları ve taş işçiliğini incelemek, Split tarihi hakkında size rehber kitaplardan çok daha fazlasını anlatacaktır.

Yerel Dükkanlar ve Kafeler

Eski şehrin kalbinde, küçük butiklerden yerel tasarımcıların atölyelerine kadar pek çok keşfedilmeyi bekleyen köşe var. Split gezi rehberi notlarım arasında en sevdiğim kısımlardan biri, bu dar sokakların bir anda küçük, şirin bir meydana açılmasıdır. Bu meydanlarda saklanmış olan kafelerde oturup bir “kava” (kahve) söylemek, Split yaşam tarzının vazgeçilmezidir. Özellikle sabah saatlerinde yerel halkın gazetesini okuduğu veya arkadaşlarıyla hararetli sohbetler ettiği bu kafeler, Split şehir deneyimi için en samimi noktalardır.

Aziz Domnius Katedrali

Başınızı nereye çevirirseniz çevirin, Split silüetinde gördüğünüz o muhteşem yapı işte burasıdır. Aziz Domnius Katedrali, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda şehrin koruyucusu ve en büyük sembolüdür.

Dünyanın En Eski Katedrallerinden Biri

Bu katedralin hikayesi oldukça ironiktir. Aslında burası, Hristiyanlara yaptığı zulümlerle bilinen İmparator Diocletianus’un kendisi için yaptırdığı bir mozoleydi (anıt mezar). Ancak ironi şudur ki, yüzyıllar sonra mozole, imparatorun şehit ettiği Aziz Domnius’a adanan bir katedrale dönüştürülmüştür. Split turistik yerler arasında burayı özel kılan, yapının orijinal Roma mimarisini (sekizgen formunu) korurken iç kısmındaki Hristiyan sanatıyla harmanlanmış olmasıdır. Bu, Split Roma mirası ile dini tarihin nasıl iç içe geçtiğinin en somut örneğidir.

Çan Kulesine Çıkış Deneyimi

Eğer Split’e tepeden bakmak istiyorsanız, katedralin yanındaki meşhur çan kulesine mutlaka çıkmalısınız. Çıkış yolu biraz dar ve dik merdivenlerden oluşsa da (yükseklik korkusu olanlar dikkat etmeli!), yukarıya ulaştığınızda göreceğiniz manzara tüm yorgunluğunuzu unutturacak. Split manzara noktaları arasında bir numara olan bu kule, size sarayın kırmızı kiremitli çatılarını, limandaki devasa gemileri ve ufuktaki Adriyatik Denizi adalarını panoramik bir şekilde sunar. Bu deneyim, Split seyahati boyunca unutamayacağınız anlardan biri olacak.

Peristil Meydanı

Katedralin hemen önünde yer alan bu meydan, sarayın en kutsal ve en görkemli avlusudur. Eskiden imparatorun halkı selamladığı bu nokta, bugün şehrin en önemli sosyal buluşma alanıdır.

Antik Roma Atmosferi

Peristil Meydanı, kendinizi bir film setinde gibi hissetmenizi sağlar. Çevresindeki devasa sütunlar, Mısır’dan getirilen siyah granitten yapılma sfenks ve antik taşlar size zaman yolculuğu yaptırır. Split gezi rehberi içinde buraya “şehrin oturma odası” dememizin sebebi, meydandaki basamaklara serilen kırmızı minderlerdir. Burada oturup çevredeki mimariyi izlemek, Split şehir atmosferi içine girmek için yapabileceğiniz en iyi şeydir.

Gün Batımı ve Akşam Saatleri

Güneş batmaya başladığında Peristil bambaşka bir kimliğe bürünür. Işıklandırmalar antik sütunların gölgelerini uzatırken, meydandaki kafede canlı müzik başlar (genellikle opera veya klasik müzik). Split tatil rehberi kullanıcılarına tavsiyem; bir akşamınızı mutlaka bu basamaklarda oturup, elinizde bir içecek ile antik atmosferin ve müziğin tadını çıkarmaya ayırın. Akşamın serinliğinde taşların hala günün sıcaklığını koruduğunu hissetmek, Split seyahati boyunca yaşayacağınız en romantik anlardan biri olabilir.

Split Sahili ve Denizle İç İçe Yaşam

Split’te hayat denizle başlar ve denizle biter. Şehrin nabzı limanda atar, en derin sohbetler dalga sesleri eşliğinde edilir. Split gezi rehberi içinde sahil şeridini anlatırken, buranın yerel halk için sadece bir yürüyüş yolu değil, bir yaşam felsefesi olduğunu vurgulamak lazım.

Riva Sahil Yolu

Dünyanın pek çok şehrinde sahil yolu vardır ama hiçbiri bir Riva Sahil Yolu değildir. Burası Split’in vitrini, podyumu ve sosyal kalbidir. Bir tarafınızda Diocletianus Sarayı’nın heybetli güney duvarları, diğer tarafınızda ise masmavi Adriyatik ve palmiye ağaçları uzanır.

Split’in Sosyal Merkezi

Eğer Splitlileri gözlemlemek istiyorsanız, gitmeniz gereken tek yer Riva’dır. Split şehir merkezi yaşamının özeti burada saklıdır. Yerel halk, özellikle hafta sonları en şık kıyafetlerini giyip burada tur atmaya bayılır. Split seyahati sırasında fark edeceksiniz ki, insanlar burada sadece yürümüyor; sanki görünmek ve görmek için oradalar. Riva, şehrin her türlü kutlamasına, protestosuna ve festivaline ev sahipliği yapan devasa bir açık hava salonu gibidir.

Kafeler ve Akşam Atmosferi

Riva boyunca dizilmiş onlarca kafe ve restoran bulunur. Burada bir kahve içmek bazen saatler sürebilir; çünkü “pomalo” felsefesi bunu gerektirir. Akşam olup güneş alçalmaya başladığında, gökyüzü turuncunun her tonuna bürünürken Riva bambaşka bir enerjiye kavuşur. Sokak sanatçıları, canlı müzik yapan gruplar ve dondurmasını kapıp yürüyüşe çıkan ailelerle Split gece hayatı öncesi ısınma turları burada başlar. Split tatil önerileri listemde Riva’da bir akşamüstü yürüyüşü her zaman ilk üçtedir.

Split’te Denize Girilecek Yerler

Split’in en büyük avantajlarından biri, tarihi merkezin göbeğinden sadece 10-15 dakika yürüyerek kendinizi tertemiz sulara bırakabiliyor olmanızdır. Split’te denize girilecek yerler dendiğinde seçenekler oldukça çeşitlidir.

Bačvice Plajı

Şehir merkezine en yakın ve en popüler plaj burasıdır. Bačvice Plajı, Split’in tek kum plajı olmasıyla bilinir. Buranın en ilginç özelliği ise “Picigin” adı verilen, Split’e özgü olan ve sığ suda küçük bir topla oynanan geleneksel sporun merkezidir. Split seyahati yaparken kışın bile bu oyunu oynayan yerel halkı görebilirsiniz. Denizi sığ olduğu için çocuklu aileler tarafından çok tercih edilir, ancak çok popüler olduğu için yazın biraz kalabalık olabilir.

Kašjuni Plajı

Benim Split’teki favori kaçış noktam kesinlikle Kašjuni Plajı. Marjan Tepesi’nin eteklerinde yer alan bu koy, çam ağaçlarının kokusuyla denizin maviliğini birleştirir. Split plajları arasında en fotojenik olanıdır. Buraya merkezden kalkan küçük teknelerle veya otobüsle ulaşabilirsiniz. Denizi oldukça berrak ve biraz daha derindir; tam bir Akdeniz koyu atmosferi sunar.

Bene Plajı

Marjan Tepesi’nin kuzey tarafında kalan Bene Plajı, daha çok doğa aşığı olanların ve gölge arayanların tercihidir. Çevresindeki spor alanları, tenis kortları ve çam ormanının içindeki piknik masalarıyla burası bir plajdan daha fazlasıdır. Split şehir keşfi yaparken orman havasıyla deniz keyfini birleştirmek isterseniz burası doğru adrestir.

Şehir Merkezine Yakın Koylar

Eğer vaktiniz kısıtlıysa ama yine de serinlemek istiyorsanız, Riva’dan batıya doğru (Marjan tarafına) yürüdüğünüzde karşınıza çıkan Ježinac ve Ošpice gibi küçük kayalık koyları değerlendirebilirsiniz. Bu noktalar, turist kalabalığından bir nebze uzaklaşmak ve yerel halkla yan yana yüzmek için harikadır. Split sahil yaşamı bu küçük gizli noktalarda daha samimi hissedilir.

Split’te Müzeler ve Sanat

Bir liman şehri olmasına rağmen Split, Adriyatik’in en önemli kültürel duraklarından biridir. Roma’dan kalan antik eserlerden modern Hırvat sanatına kadar çok geniş bir yelpaze sunar. Split şehir rehberi içinde bu sanatsal durakları es geçmek, şehrin ruhunu eksik tanımak demektir.

Split Şehir Müzesi

Diocletianus Sarayı’nın kuzeydoğu kısmında, Gotik tarzda inşa edilmiş eski bir soylu sarayında (Papalić Sarayı) yer alan bu müze, şehrin yüzyıllar içindeki değişimini anlamak için ilk durağınız olmalı. Split tarihi hakkında kronolojik bir yolculuğa çıkarken; antik silahlardan orta çağ mühürlerine, eski haritalardan mobilyalara kadar pek çok koleksiyonu görebilirsiniz. Müzenin binası bile başlı başına bir sanat eseri; avlusundaki taş işçiliği size o eski aristokratik Split atmosferini yaşatacak.

Arkeoloji Müzesi

Eğer bir tarih tutkunuysanız, Hırvatistan’ın bu en eski müzesi sizi büyüleyecek. 1820 yılında kurulan Arkeoloji Müzesi, özellikle yakınlardaki antik Salona kentinden getirilen muazzam bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Split Roma mirası dendiğinde akla gelen en önemli lahitler, yazıtlar ve mozaikler burada sergileniyor. Müzenin bahçesinde, açık havada sergilenen sütun başlıkları ve heykeller arasında yürürken kendinizi bir zaman makinesinde gibi hissedeceksiniz.

Meštrović Galerisi

İşte benim Split’teki mutlak favorim! Dünyaca ünlü Hırvat heykeltıraş Ivan Meštrović’in kendi tasarladığı villada yer alan bu galeri, sadece içindeki eserlerle değil, manzarasıyla da sizi çarpacak. Split manzara noktaları listesine sanatla iç içe bir alternatif arıyorsanız burası tam size göre. Meštrović’in devasa ve duygu yüklü bronz-mermer heykelleri, Adriyatik’in maviliğine karşı konumlanmış bahçede o kadar asil duruyor ki, etkilenmemek elde değil. Split turistik yerler arasında burası, estetiğin ve huzurun zirve noktasıdır.

Split’te Sanat ve Kültür

Sanat Split’te sadece kapalı mekanlarda değil, sokaklardadır. Şehirde yürürken devasa bir heykelin önünde (özellikle Grgur Ninski heykeli gibi) durup fotoğraf çeken insanları göreceksiniz. Split kültürel miras anlayışı, sanatı halkın arasına indirmeyi başarmıştır. Yaz aylarında düzenlenen “Split Yaz Festivali” kapsamında antik sarayın avlularında opera ve tiyatro gösterileri düzenlenmesi, şehrin sanata olan tutkusunun en güzel örneğidir. Split gezi rehberi için bu kültürel canlılık, şehrin modern yüzünü temsil eder.

Marjan Tepesi ve Doğa

Şehrin gürültüsünden ve taş binaların sıcaklığından biraz uzaklaşıp nefes almak isterseniz, Splitlilerin “şehrin akciğerleri” dediği o yeşil devasa yarımadaya yönelmelisiniz.

Marjan Tepesi Nedir?

Marjan Tepesi, şehrin batı ucunda yükselen, tamamen çam ormanlarıyla kaplı devasa bir park ve koruma alanıdır. Splitliler için burası kutsal bir yer gibidir; spor yapmak, kafa dinlemek veya sevgiliyle gün batımını izlemek için gidilen ilk adrestir. Split seyahati planınıza mutlaka dahil etmeniz gereken bu bölge, şehre çok yakın olmasına rağmen bambaşka bir dünyadır.

Yürüyüş ve Bisiklet Rotaları

Eski şehirden (Varoš mahallesinden) merdivenleri tırmanmaya başladığınızda karşınıza çıkan geniş patikalar, doğa tutkunları için bir cennet. Split yürüyüş yolları burada her seviyeye hitap eder. İster sahil boyunca düz ayak yürüyün, isterseniz tepenin en üst noktasına kadar tırmanın. Ayrıca tepede bisiklet kiralayabileceğiniz noktalar da bulunuyor. Split şehir keşfi yaparken çam kokularını içinize çekerek pedal çevirmek, seyahatinizin en ferahlatıcı anlarından biri olacak.

Split’in En Güzel Manzara Noktaları

Marjan’a tırmanmanın en büyük ödülü kesinlikle manzaradır. İlk durak olan “Vidilica” terasından bakarken, ayaklarınızın altına serilen kırmızı çatılı Split’i, limana yanaşan dev feribotları ve arkadaki heybetli dağları izleyebilirsiniz. Ancak enerjiniz varsa daha yukarıdaki “Telegrin” noktasına (en yüksek tepe) çıkmanızı öneririm. Oradan 360 derecelik bir Adriyatik manzarası sizi bekliyor; Hvar, Brač ve Šolta adaları sanki elinizi uzatsanız tutacakmışsınız gibi yakınınızda görünecek.

Gün Batımı İçin En İyi Noktalar

Split’te günün en büyülü saati gün batımıdır ve bunu izlemek için Marjan’dan daha iyi bir yer yoktur. Split fotoğraf noktaları arayanlara tavsiyem; güneş alçalırken Marjan’ın batı ucuna doğru yürümeleri. Gökyüzünün mordan turuncuya dönen o eşsiz renkleri denize yansırken, Split’in neden bu kadar sevilen bir şehir olduğunu bir kez daha anlayacaksınız. Split tatil rehberi notlarınıza bu gün batımı randevusunu mutlaka ekleyin.

Split’ten Günübirlik Geziler

Split’in en büyük avantajı, Adriyatik’in en güzel noktalarına bir sıçrama tahtası konumunda olmasıdır. Sabah limandan hareket edip, turkuaz koylarda yüzüp, akşam yine Split’in o cıvıl cıvıl sokaklarına dönebilirsiniz. Split seyahati planınızı yaparken en az 1-2 günü mutlaka bu kaçamaklara ayırmalısınız.

Split’ten Ada Turları

Liman boyunca dizilmiş tur teknelerini ve dev feribotları gördüğünüzde heyecanlanmamak elde değil. Split ada turları, her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunuyor. İster tarifeli feribotla yerel halk gibi seyahat edin, ister hızlı sürat tekneleriyle (speedboat) koy koy gezin.

Hvar

Hırvatistan’ın en güneşli ve en jet-set adası burasıdır. Split gezi rehberi detaylı bir inceleme gerektirdiğinde Hvar mutlaka ayrı bir parantezi hak eder. Orta Çağ’dan kalma dar sokakları, lavanta tarlaları ve lüks yatların demirlediği limanıyla Hvar, hem tarih hem de eğlence arayanlar için bir numaradır. Adadaki kaleye (Fortica) çıkıp Pakleni Adaları’na karşı gün batımını izlemek, hayatınız boyunca unutamayacağınız bir kare olacak.

Brač

Dünyanın en ilginç plajlarından biri olan Zlatni Rat (Altın Boynuz) burada yer alıyor. Split tatil önerileri arasında Brač, rüzgar sörfü yapmak ve o meşhur beyaz taş ocaklarını görmek isteyenler için idealdir. İlginç bir bilgi: ABD’deki Beyaz Saray’ın yapımında kullanılan taşların bir kısmının Brač adasından gittiği söylenir! Split’ten feribotla yaklaşık 50 dakikada buraya ulaşabilirsiniz.

Šolta

Eğer “Ben çok kalabalık istemiyorum, gerçek bir Dalmaçya köyü hayatı görmek istiyorum” derseniz, adresiniz Šolta olmalı. Zeytinyağı ve bal üretimiyle meşhur olan bu ada, Split’ten hangi adalara gidilir sorusunun en huzurlu cevabıdır. Maslinica köyünde denize karşı taze balık yemek, ruhunuzu dinlendirecek en iyi aktivitedir.

Mavi Mağara (Biševo)

Split çıkışlı sürat teknesi turlarının en popüler durağıdır. Gün ışığının deniz altındaki bir boşluktan sızarak mağaranın içini elektrik mavisine boyadığı bu doğa olayı tek kelimeyle büyüleyicidir. Split deniz aktiviteleri listesinde “bir kez de olsa görülmeli” kategorisindedir; ancak yazın biraz sıra beklemeniz gerekebilir, bunu baştan söyleyeyim.

Trogir

Split’ten sadece 25-30 kilometre uzaklıkta olan bu küçük ada-şehir, aslında Split’in küçük bir kardeşi gibidir ama çok daha konsantre bir tarih sunar.

UNESCO Dünya Mirası Eski Şehir

Trogir, bir kanal ve köprülerle karaya bağlı küçücük bir adadır ve tamamı UNESCO koruması altındadır. Split turistik yerler listesinin ayrılmaz bir parçası olan bu şehir, Yunanlılardan kalma temeller üzerine Roma ve Venedik mimarisiyle inşa edilmiştir. Şehrin katedralindeki (St. Lawrence) o meşhur portal kapı işçiliği, sanat tarihçilerini bile hayretler içinde bırakacak kadar detaylıdır.

Split–Trogir Ulaşımı

Ulaşım çok kolay! Split ulaşım seçenekleri arasında Trogir’e gitmek için en keyifli yol “Bura Line” adlı deniz otobüsleridir. Denizden süzülerek şehre yanaşmak harika bir deneyimdir. Ayrıca her 30 dakikada bir kalkan belediye otobüsleri veya özel aracınızla da hızlıca ulaşabilirsiniz. Günübirlik bir gezi için Trogir, Split şehir rotası içine mutlaka eklenmeli.

Split’te Yapılacak Aktiviteler

Sadece gezmek yetmez, Split’in enerjisine dahil olmak lazım! Şehirde yapabileceğiniz aktiviteler, Adriyatik’in ruhunu damarlarınızda hissetmenizi sağlayacak.

Tekne ve Yat Turları

Bir deniz şehrinde olduğunuzu unutmayın. Split ada turları dışında, sadece birkaç saatlik körfez turları veya akşam yemeği eşliğinde düzenlenen yat gezileri de çok popülerdir. Denizin ortasından Split’in o antik silüetine bakmak, karadan görmediğiniz detayları fark etmenizi sağlar.

Dalış ve Su Sporları

Adriyatik Denizi’nin berraklığı dalış tutkunları için bir nimettir. Split çevresinde birçok dalış okulu bulunuyor. Su altındaki mağaraları ve antik batıkları keşfetmek, Split seyahati için adrenalin dolu bir alternatif olabilir. Ayrıca Marjan Tepesi eteklerinde kano (kayaking) yapmak da son yılların en gözde aktivitelerinden biri.

Şehir Yürüyüş Turları

Split’i bir rehber eşliğinde yürüyerek gezmek, o taşların altındaki gizli hikayeleri öğrenmenizi sağlar. Split yürüyerek gezilir mi derseniz, kesinlikle evet! Hatta saray bölgesi sadece yürüyerek gezilebiliyor. “Game of Thrones” çekim yerlerini merak ediyorsanız, bu temalı turlar da oldukça ilgi çekici oluyor.

Split Gece Hayatı

Güneş battıktan sonra Split, kimlik değiştirir. Split gece hayatı nasıldır sorusunun cevabı; Riva’daki şık kokteyl barlardan, sarayın içindeki gizli “pub”lara ve Bačvice plajındaki açık hava kulüplerine kadar uzanır. Şehirde eğlence sabaha kadar sürer ama asla rahatsız edici bir taşkınlık göremezsiniz. Central Club gibi mekanlar dünya çapında DJ’leri ağırlarken, dar sokaklardaki küçük şarap barları (wine bar) yerel şarapları tatmak için mükemmeldir.

Split’te Yeme İçme Rehberi

Split mutfağı, tipik bir Akdeniz diyetinin en taze ve en lezzetli örneklerini sunar. Hırvat mutfağı genel olarak İtalyan etkileri taşısa da, Dalmaçya bölgesine özgü pişirme teknikleri bu yemekleri benzersiz kılar. Split gezi rehberi içinde bu bölümü okurken acıkmanız çok normal!

Split’e Özgü Yerel Lezzetler

Burada yemekler sadece karın doyurmak için değil, sosyalleşmek ve hayatın tadını çıkarmak için yenir. Denizden ne çıkarsa o gün sofranızdadır; ancak et severler için de unutulmaz seçenekler mevcuttur.

Ćevapi

Balkanların bu meşhur lezzeti, Split’te de oldukça popüler. Ćevapi, küçük, baharatlı köftelerin “lepinja” adı verilen yumuşak bir pidenin içinde servis edilmesiyle oluşur. Yanında mutlaka “ajvar” (közlenmiş biber sosu) ve bolca kuru soğanla gelir. Split’te ne yenir diyenler için hızlı ve doyurucu bir alternatif arayanlara ilk tavsiyem budur.

Peka

İşte Split mutfağının zirvesi! Peka, aslında bir yemek adı değil, bir pişirme yöntemidir. Etin (genellikle kuzu veya ahtapot) sebzelerle birlikte döküm bir çan (sac) altında, közlerin içinde saatlerce pişirilmesidir. Etin kemikten ayrıldığı o yumuşaklık ve sebzelerin etin suyuyla birleştiği o tat gerçekten anlatılmaz, yaşanır. Split gastronomi deneyiminin en özel parçasıdır.

Siyah Risotto

Split’e gelip de “Crni Rižot” yani Siyah Risotto yemeden dönmek büyük bir eksiklik olur. Mürekkep balığının mürekkebiyle renklendirilen bu pirinç yemeği, Adriyatik’in deniz kokusunu tabağınıza getirir. İlk başta rengi biraz tuhaf gelse de, tadı damaklarınızda unutulmaz bir iz bırakacaktır.

Deniz Ürünleri

Split sahil yaşamı demek, taze balık demektir. Izgara çipura (orada “orada” denir), levrek, kalamar ve karidesler genellikle sarımsak, maydanoz ve en kaliteli yerel zeytinyağı ile sade bir şekilde hazırlanır. Malzeme o kadar tazedir ki, soslarla tadını kapatmaya gerek duymazlar.

Split’te Nerede Ne Yenir?

Şehirde her bütçeye ve damak tadına uygun bir köşe bulmak mümkün. Ancak gerçek Split lezzetini bulmak için bazen ana caddelerden uzaklaşmak gerekir.

Sahil Restoranları

Riva boyunca dizilen şık restoranlar, manzaraya karşı yemek yemek için harikadır. Split manzara noktaları listesine bir de bu masaları ekleyebilirsiniz. Özellikle gün batımında beyaz şarap eşliğinde deniz ürünleri yemek oldukça popülerdir.

Yerel Konoba’lar

Gerçek bir yerel deneyim arıyorsanız, “Konoba” tabelalarını takip edin. Konobalar, aile işletmesi olan, taş duvarlı, geleneksel ve samimi lokantalardır. Split şehir deneyimi için buralar en samimi duraklardır. Sperun veya Varos bölgesindeki küçük sokaklarda saklanmış konobalarda, annelerin yaptığı tadında ev yemekleri bulabilirsiniz.

Bütçe Dostu Yeme İçme Önerileri

Split’te lüks restoranların yanında çok uygun fiyatlı seçenekler de var. “Pekara” adı verilen fırınlar 24 saat açıktır ve buradaki börekler (burek) hem çok ucuz hem de inanılmaz lezzetlidir. Ayrıca Split pazar yeri (Pazar) civarındaki büfelerde taze sandviçler ve ćevapi porsiyonları oldukça ekonomiktir. Split pahalı mı diye merak edenler için; doğru yerleri seçerseniz oldukça bütçe dostu bir tatil yapabileceğinizi söyleyebilirim.

Split’te Alışveriş

Gezdik, gördük, doyduk; peki Split’ten dönerken yanımızda ne götüreceğiz? Şehir, hem yerel el sanatları hem de dünyaca ünlü bazı ikonik ürünlerle alışveriş severlere güzel seçenekler sunuyor.

Yerel Ürünler ve Hediyelikler

Split’ten alınacak en güzel şeyler kesinlikle yenilebilir ve içilebilir olanlardır. Split’ten ne alınır sorusuna ilk cevabım; yerel üreticilerden alacağınız zeytinyağı, incir reçeli, lavanta keseleri ve Dalmaçya şaraplarıdır. Özellikle Hvar adasında üretilen lavanta ürünleri, bavulunuzun içini harika kokutacaktır.

Eski Şehir İçindeki Dükkanlar

Diocletianus Sarayı’nın altındaki mahzenlerde (Podrumi) yürürken karşınıza çıkan tezgahlarda, yerel sanatçıların yaptığı takıları ve taş oymalarını görebilirsiniz. Burası hediyelik eşya alışverişi için en popüler ve atmosferik yerdir. Split şehir keşfi sırasında bu yer altı dükkanlarına mutlaka zaman ayırın.

Split’ten Ne Alınır?

Biliyor muydunuz? Kravatın atası Hırvatlardır! Dolayısıyla Split’ten alınabilecek en klasik ve kaliteli hediyelerden biri şık bir kravattır. Ayrıca Paški Sir adı verilen, koyun sütünden yapılan ödüllü peynirleri de mutlaka listenize ekleyin. Split tatil rehberi alışveriş bölümü için son tavsiyem ise; el yapımı danteller ve zeytin ağacından yapılmış mutfak eşyalarıdır.

Split Gezi Rotaları

Split, her sokağında farklı bir sürpriz barındırdığı için planlı hareket etmek, özellikle yoğun sezonlarda hayat kurtarıcı olabilir. Split şehir rotası oluştururken tarih ve deniz dengesini korumaya özen gösterdim.

Split’te 1 Günlük Gezi Planı

Sadece bir gününüz varsa, enerjinizi tamamen tarihi merkeze odaklamalısınız. Sabah erkenden Diocletianus Sarayı‘na girerek kalabalıklar artmadan Peristil ve Katedrali ziyaret edin. Öğlene doğru Riva sahil yolunda bir kahve molası verip ardından sarayın dar sokaklarında kaybolun. Öğleden sonra Marjan Tepesi’nin ilk terasına (Vidilica) çıkıp şehre yukarıdan bakın ve akşam yemeğini eski şehirdeki bir konobada taze deniz ürünleriyle taçlandırın. Bu, en temel Split şehir turu özetidir.

Split’te 2 Günlük Gezi Rotası

İkinci gününüzde şehrin biraz daha dışına taşma vaktidir. Sabah erken bir feribotla Brač veya Hvar adasına günübirlik bir gezi düzenleyin. Adanın turkuaz sularında yüzdükten sonra akşam feribotuyla Split’e dönün. Geceyi Split gece hayatı noktalarından birinde, örneğin Riva’daki canlı müzik barlarında geçirebilirsiniz. Bu rota, Split deniz tatili ile şehir kültürünü harika harmanlar.

Split’te 3 Günlük Detaylı Gezi

Üç gün, bu bölgeyi tam anlamıyla hissetmek için ideal süredir. İlk iki günün planına ek olarak, üçüncü gün sabahında UNESCO şehri Trogir‘e gidin. Öğleden sonra Split’e dönüp Meštrović Galerisi’ni ziyaret edin ve kalan vaktinizi Bačvice Plajı’nda yerel halkla picigin oynayarak veya güneşlenerek geçirin. Bu, tam teşekküllü bir Split gezi rehberi detaylı planıdır.

Deniz + Şehir Kombinasyonlu Split Planı

Eğer önceliğiniz tamamen dinlenmekse, sabahları Kašjuni Plajı gibi daha sakin koylarda vakit geçirip, güneşin etkisi azaldığında (saat 17:00’den sonra) şehir merkezindeki tarihi alanları gezebilirsiniz. Bu sayede Split’in o meşhur yaz sıcağından etkilenmeden hem denizin hem de tarihin tadını çıkarabilirsiniz.

Split’e Ne Zaman Gidilir?

Split her mevsimde farklı bir ruh sunar, ancak ne beklediğinize göre gitmeniz gereken zaman değişebilir.

Mevsimlere Göre Split

  • İlkbahar: Doğa uyanırken ve kalabalıklar henüz basmamışken gezmek için en keyifli zamandır.

  • Yaz: Şehrin en enerjik, en hareketli ama en sıcak olduğu dönemdir. Split plajları bu mevsimde altın çağını yaşar.

  • Sonbahar: Denizin hala sıcak olduğu ama turist sayısının azaldığı, benim en sevdiğim “sakin” dönemdir.

  • Kış: Şehir oldukça sessizdir ancak Noel pazarları Riva’ya ayrı bir büyü katar.

En İyi Ziyaret Zamanı

Eğer hem denize girmek hem de terlemeden gezmek istiyorsanız, en iyi ziyaret zamanı Mayıs sonu, Haziran başı veya Eylül ayıdır. Bu aylarda Adriyatik’in suyu mükemmel sıcaklıktadır ve Split şehir keşfi yapmak çok daha konforludur.

Yazın Split Gezisi

Temmuz ve Ağustos aylarında gidiyorsanız, mutlaka güneş kreminizi ve şapkanızı yanınıza alın. Split yazın gezilir mi derseniz, evet ama öğle saatlerini kapalı mekanlarda veya müze içlerinde geçirmeyi planlamalısınız. Akşamları ise şehir 24 saat yaşayan dev bir festivale dönüşür.

Festival ve Etkinlikler

Özellikle Temmuz ayında düzenlenen dev elektronik müzik festivali Ultra Europe, şehre dünyanın dört bir yanından binlerce genç çeker. Ayrıca “Split Summer Festival” ile antik saray duvarları arasında opera ve tiyatro izleme şansı bulabilirsiniz.

Split’e Ulaşım

Split, Adriyatik kıyısındaki en gelişmiş ulaşım ağına sahip şehirdir. İster gökyüzünden ister masmavi suların üzerinden gelin, şehre ulaşmak oldukça keyiflidir.

Split’e Uçakla Ulaşım

Split seyahati planlayanlar için en hızlı yol Split Havalimanı’nı (SPU) kullanmaktır. Özellikle yaz aylarında Avrupa’nın pek çok şehrinden direkt uçuşlar düzenlenir. Türkiye’den geliyorsanız genellikle Zagreb veya Avrupa aktarmalı uçuşları tercih edebilirsiniz. Havalimanı küçük ama modern ve oldukça kullanıcı dostudur.

Split Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım

Havalimanı ile şehir merkezi arası yaklaşık 25 kilometredir. Split ulaşım seçenekleri arasında en ekonomik olanı “Pleso Prijevoz” adlı havalimanı otobüsleridir; uçuş saatlerine göre hareket ederler ve sizi doğrudan ana limana (Riva’nın hemen yanına) bırakırlar. Ayrıca 37 numaralı belediye otobüsü daha ucuz bir alternatiftir ancak durak sayısı fazladır. Konforuna düşkün olanlar için taksi ve Uber de yaygın olarak kullanılır.

Feribot ve Deniz Ulaşımı

Split, Adriyatik’in ana limanıdır. İtalya’nın Ancona şehrinden kalkan dev feribotlar buraya yanaşır. Ayrıca Dubrovnik’ten gelen katamaranlar da harika bir sahil manzarası sunar. Split limanı, şehrin tam merkezinde olduğu için gemiden indiğiniz anda kendinizi sarayın duvarları önünde bulursunuz.

Split İçinde Ulaşım

Şehrin tarihi merkezi tamamen yayalaştırılmıştır. Yani Split yürüyerek gezilir mi derseniz, evet, merkez için başka seçeneğiniz yok ve buna değer! Şehir merkezi dışındaki plajlara veya Marjan Tepesi’ne gitmek için ise sarı renkli “Promet” otobüslerini kullanabilirsiniz. Temassız kartlarla veya şoförden bilet alarak kolayca seyahat edebilirsiniz.

Split’te Konaklama Rehberi

Nerede uyuyacağınız, Split deneyiminizin kalitesini doğrudan etkiler. Şehirde her bütçeye uygun, saray içindeki butik otellerden sahil kenarındaki lüks tesislere kadar pek çok seçenek mevcut.

Split’te Hangi Bölgede Kalınır?

Eğer ilk kez geliyorsanız ve her yerin merkezinde olmak istiyorsanız, Split Old Town veya hemen yanındaki Varoš bölgesi en iyi tercihtir. Varoš, dar sokakları ve geleneksel taş evleriyle çok otantik bir atmosfere sahiptir. Daha modern ve plaj odaklı bir tatil istiyorsanız Žnjan veya Bačvice bölgelerini değerlendirmelisiniz.

Eski Şehirde Konaklama

Diocletianus Sarayı’nın duvarları arasında bir butik otelde kalmak, sabah Roma sütunlarına bakarak uyanmak demektir. Split seyahati için bu deneyim paha biçilemezdir ancak valizlerinizi taş sokaklarda sürüklemeye hazırlıklı olmalısınız; çünkü buraya araç giremez.

Sahil ve Plaj Otelleri

Şehrin biraz daha doğusuna doğru gittikçe devasa resort tipi oteller başlar. Özellikle yazın gelen aileler için havuzlu ve plaja sıfır olan bu bölgeler oldukça rahattır. Split tatil rehberi notlarınıza ekleyin; bu otellerden merkeze otobüs veya Uber ile 10 dakikada ulaşabilirsiniz.

Split Güvenli mi?

Kısa ve net cevap: Evet, oldukça güvenli. Split güvenli mi diye endişe eden solo gezginler için iç rahatlatıcı bir bilgi vereyim; gece 3’te bile Riva’da veya ara sokaklarda tek başınıza yürürken kendinizi huzurlu hissedersiniz. Sadece her turistik yerde olduğu gibi kalabalık alanlarda yankesiciliğe karşı temel önlemleri almanız yeterlidir.

Split Gezisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Split kaç günde gezilir?

Sadece şehir merkezini gezmek için 1-2 gün yeterlidir. Ancak çevre adaları ve Trogir’i de ekleyince 3-4 günlük bir plan en idealidir.

Split pahalı mı?

Split, Dubrovnik’e göre daha uygun fiyatlıdır ancak Avrupa genel ortalamasındadır. Split pahalı mı sorusuna “nerede yediğinize bağlı” diyebilirim; saray içindeki lüks restoranlar ile ara sokaktaki konobalar arasında ciddi fiyat farkı vardır.

Split’te denize girilir mi?

Kesinlikle! Şehir merkezindeki Bačvice’den Marjan’daki gizli koylara kadar Adriyatik’in en temiz suları sizi bekliyor.

Split mi Dubrovnik mi?

Bu zor bir soru! Dubrovnik daha masalsı ve “müze gibi” bir şehirdir; Split ise daha canlı, daha “gerçek” ve yerel hayatın içine sızabileceğiniz bir yerdir. Vaktiniz varsa ikisini de görün!

Split’ten hangi adalara gidilir?

Hvar, Brač, Šolta, Vis ve Korčula en popüler ve en kolay ulaşılabilen adalardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu