Sozopol Gezi Rehberi | Bulgaristan’ın En Güzel Sahil Kasabası
Sozopol Nerede? Nasıl Gidilir?
Sozopol Gezi Rehberi ile Bulgaristan’ın güney kıyısında, Karadeniz’in hırçın ama bir o kadar da davetkar sularına doğru uzanan bir yarımada üzerinde yer alan Sozopol, ülkenin en eski ve en turistik yerleşim yerlerinden biri. Burgas şehrinin yaklaşık 35 kilometre güneyinde bulunan bu kasaba, coğrafi olarak “yeryüzündeki cennet” tanımına oldukça yakın bir konumda. Özellikle Türkiye’den giden gezginler için hem mesafe olarak yakın olması hem de sunduğu atmosferle vazgeçilmez bir durak.
Sozopol Hangi Ülkede?
Sozopol, Balkanların en köklü devletlerinden biri olan Bulgaristan sınırları içerisinde yer alıyor. Avrupa Birliği üyesi olan bu komşumuzun Karadeniz kıyısındaki en popüler tatil destinasyonlarından biri olan Sozopol, sadece deniziyle değil, aynı zamanda Balkan kültürünün o sıcak ve samimi dokusuyla da ön plana çıkıyor.
Sozopol’un Coğrafi Konumu
Şehir, bir burun üzerine kurulu “Eski Şehir” ve anakaraya yayılan “Yeni Şehir” olarak ikiye ayrılmış durumda. Sozopol nerede diye haritaya baktığınızda, Burgas Körfezi’nin güney ucunda, küçük adacıklarla çevrili stratejik bir noktada olduğunu göreceksiniz. Bu konumu, tarih boyunca şehri hem deniz ticaretinin merkezi yapmış hem de korsanlara karşı korunaklı bir liman haline getirmiş.
Türkiye’den Sozopol’a Nasıl Gidilir?
Türkiye’den Sozopol seyahat planı yapıyorsanız şanslısınız; çünkü ulaşım seçenekleri oldukça fazla ve keyifli. İster kendi aracınızla, ister otobüsle, isterseniz de Burgas üzerinden hava yoluyla buraya ulaşabilirsiniz.
İstanbul’dan Sozopol’a Ulaşım
İstanbul’dan Sozopol’a ulaşım için en popüler yöntem otobüs yolculuğu. İstanbul Esenler veya Alibeyköy otogarlarından kalkan ve Burgas’a giden otobüs firmaları (Metro Turizm, Huntur, Nişikli gibi) ana ulaşım ağını oluşturuyor. Yaklaşık 5-7 saat süren bu yolculuk, sınır kapısındaki yoğunluğa göre değişebiliyor. Burgas’a vardığınızda ise her yarım saatte bir kalkan minibüslerle 30-40 dakikada Sozopol’a geçebilirsiniz. Kendi aracınızla gidiyorsanız, Dereköy Sınır Kapısı’nı kullanmanızı öneririm; yol manzaraları özellikle bahar aylarında tek kelimeyle muazzam oluyor.
Edirne ve Burgas Üzerinden Sozopol’a Gitmek
Edirne ve Burgas üzerinden Sozopol’a gitmek yerel halkın ve Trakyalı gezginlerin en çok tercih ettiği rota. Edirne’den yola çıkıp Hamzabeyli veya Dereköy üzerinden sınırı geçerek yaklaşık 2-3 saatlik bir sürüşle Burgas’a ulaşabiliyorsunuz. Burgas, bölgenin ana aktarma merkezi olduğu için buradan Sozopol ulaşım seçenekleri oldukça gelişmiş durumda. Şehir içi tabelaları takip ederek veya sahil yolunu kullanarak Sozopol’un o tarihi girişine kolayca varabilirsiniz.
Burgas Havalimanı’ndan Sozopol’a Ulaşım
Eğer uçakla seyahat etmeyi tercih ediyorsanız, en yakın havalimanı Burgas Havalimanı (BOJ). Özellikle yaz sezonunda Avrupa’nın pek çok şehrinden buraya direkt uçuşlar düzenleniyor.
Otobüs ile Ulaşım
Havalimanından doğrudan Sozopol’a giden bir otobüs bulunmasa da, önce Burgas şehir merkezindeki “Avtogara Yug” (Güney Otogarı) terminaline gitmeniz gerekiyor. 15 numaralı otobüs hattı havalimanı ile otogarı birbirine bağlıyor. Otogardan ise “Sozopol” yazılı sarı veya beyaz minibüslere binerek kasabaya ulaşabilirsiniz. Sozopol tatil rehberi notlarınıza ekleyin: Bu minibüsler oldukça ekonomik bir seçenektir.
Taksi ve Transfer Seçenekleri
Vaktiniz kısıtlıysa veya ağır valizlerle seyahat ediyorsanız, havalimanı çıkışındaki taksileri kullanabilirsiniz. Ancak binmeden önce mutlaka fiyat pazarlığı yapın veya taksimetrenin açıldığından emin olun. Ayrıca birçok Sozopol otelleri misafirleri için özel transfer hizmeti sunuyor. Konaklama yerinizle önceden iletişime geçerek bu konforlu seçeneği değerlendirebilirsiniz.
Sozopol Tarihi ve Kültürel Önemi
Sozopol, sadece bir deniz kasabası değil; adeta Karadeniz’in hafızasıdır. Adımınızı attığınız her taş sokak, aslında sizi M.Ö. 7. yüzyıla kadar götüren bir zaman makinesinin parçası gibidir. Burayı sadece güneşlenmek için değil, o yaşanmışlık hissini iliklerinize kadar hissetmek için ziyaret etmelisiniz.
Antik Apollonia Pontica Dönemi
Kasabanın hikâyesi, Miletos’tan gelen İyonyalı göçmenlerin buraya yerleşmesiyle başlıyor. O zamanki adı Apollonia Pontica. Adından da anlaşılacağı üzere şehir, sanatın ve güneşin tanrısı Apollon’a adanmış. Antik dünyada burası o kadar önemliymiş ki, içinde 13 metre boyunda devasa bir Apollon heykeli barındırıyormuş (sonradan Romalılar tarafından Roma’ya götürülmüş). Sozopol gezilecek yerler arasında göreceğiniz pek çok arkeolojik buluntu aslında bu görkemli dönemin izlerini taşıyor. Deniz ticareti sayesinde zenginleşen bu kent, kendi parasını basan ilk yerleşimlerden biri olarak tarihe adını yazdırmış.
Bizans ve Osmanlı Döneminde Sozopol
Roma İmparatorluğu ikiye bölündüğünde, şehir Bizans’ın (Doğu Roma) kontrolüne geçti ve adı “Kurtuluş Şehri” anlamına gelen “Sozopolis” olarak değiştirildi. Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte kasaba önemli bir dini merkeze dönüştü. Osmanlı döneminde ise kasaba daha çok balıkçılık ve ticaretle uğraşan, kendi kabuğuna çekilmiş ama kültürel kimliğini koruyan bir yerleşim yeriydi. Osmanlı etkisini bugün mutfakta ve bazı mimari detaylarda hala görebilirsiniz. Ancak Sozopol eski şehir dokusundaki o meşhur ahşap kaplama evlerin çoğu, 18. ve 19. yüzyıl Bulgar Uyanış Dönemi’ne aittir.
Sozopol’un UNESCO ve Kültürel Miras Değeri
Sozopol’un “Eski Şehir” bölgesi, 1974 yılından bu yana bir mimari ve arkeolojik rezerv alanı olarak korunuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan komşusu Nessebar kadar popüler olsa da, Sozopol daha bohem ve korunmuş bir dokuya sahip. Şehirdeki surlar, antik tapınak kalıntıları ve 180’den fazla tarihi ev, burayı dev bir açık hava müzesine dönüştürüyor. Sozopol kültürel miras açısından sadece binalarıyla değil, aynı zamanda denizin altından çıkarılan binlerce yıllık amforalarıyla da dünya çapında bir öneme sahip.
Günümüzde Sozopol’un Kimliği
Bugün Sozopol, tarihle modern tatil anlayışının harmanlandığı, sanatçıların, yazarların ve huzur arayan gezginlerin buluşma noktası. Sokaklarda yürürken bir yanda tuvaline denizi resmeden bir ressam, diğer yanda ise bin yıllık surların gölgesinde kahvesini yudumlayan insanlar görebilirsiniz. Sozopol seyahat rehberi hazırlarken buranın ruhunu anlamak için acele etmemek gerektiğini fark ettim; burası “yavaş şehir” felsefesini kalbinde taşıyan bir yer.
Sozopol Ne Zaman Gidilir?
Genel kanının aksine Sozopol sadece bir yaz beldesi değil, dört mevsim farklı bir ruh sunan bir kaçış noktasıdır. Ancak deniz ve güneşin tadını tam anlamıyla çıkarmak istiyorsanız, takviminizi dikkatli ayarlamanızda fayda var.
Sozopol’da Mevsimlere Göre Hava Durumu
Burası tipik bir Karadeniz iklimine sahip olsa da, güneye yakınlığı sayesinde Akdeniz esintilerini de hissettiriyor. Kış ayları oldukça sakin ve rüzgarlı geçerken, ilkbaharın gelişiyle birlikte kasaba adeta yeniden doğuyor. Sozopol hava durumu Haziran başından Eylül sonuna kadar denize girmek için oldukça elverişlidir.
Yaz Aylarında Sozopol
Eğer “Ben plaj insanıyım, güneşlenmeden ve o hareketli Sozopol gece hayatı atmosferini solumadan dönmem” diyorsanız, Temmuz ve Ağustos ayları tam size göre. Bu dönemde kasaba en canlı halindedir. Ancak küçük bir not: Bu aylar en kalabalık zamanlar olduğu için Sozopol otelleri aylar öncesinden dolabilir ve Sozopol plajları bir hayli kalabalık olabilir. Sıcaklıklar genellikle 28-32 derece civarında seyreder ki bu da şehri gezmek ve yüzmek için mükemmel bir dengedir.
İlkbahar ve Sonbaharda Sozopol
Benim kişisel favorim kesinlikle Eylül başı veya Haziran ortası. Sozopol yaz tatili kalabalığından uzaklaşmak, daha sakin bir ortamda kafa dinlemek istiyorsanız bu dönemler paha biçilemez. Eylül ayında deniz hala sıcacık olur ama o kavurucu sıcaklar yerini tatlı bir serinliğe bırakır. Sozopol gezi rehberi notlarımın arasına şunu eklemeliyim: Mayıs ve Haziran ayları, doğanın uyandığı, her yerin yemyeşil olduğu ve fotoğraf karelerinin en doygun renkleri sunduğu zamanlardır.
Sozopol Festivalleri ve Etkinlik Takvimi
Sozopol, sanatla yaşayan bir şehir olduğu için etkinlik takvimi oldukça kabarıktır. Gezinizi bir festivalle birleştirmek, tatilinizi unutulmaz bir deneyime dönüştürebilir.
Apollonia Sanat Festivali
Her yıl Eylül ayının başında (genellikle ilk haftası) düzenlenen Apollonia Sanat Festivali, şehrin en önemli kültürel etkinliğidir. Tiyatrolar, konserler, sergiler ve edebiyat söyleşileriyle Eski Şehir bir sanat merkezine dönüşür. Sozopol seyahat planınızı bu tarihe denk getirirseniz, antik amfitiyatroda yıldızların altında bir konser izleme şansını yakalayabilirsiniz.
Yaz Konserleri ve Açık Hava Etkinlikleri
Temmuz ve Ağustos aylarında belediyenin düzenlediği pek çok ücretsiz açık hava konseri ve folklor gösterisi olur. Sozopol tatili sırasında akşam yemeğinden sonra liman bölgesinde yürürken geleneksel Bulgar danslarını izleyebilir veya yerel sanatçıların canlı performanslarına denk gelebilirsiniz. Bu etkinlikler, Bulgaristan yaz festivalleri ruhunu en samimi şekilde yaşatan anlardır.
Sozopol’da Gezilecek Yerler
Sozopol, gezmekten asla yorulmayacağınız, her köşesi ayrı bir kartpostal sunan bir şehir. Burayı keşfederken acele etmemek, o tarihi dokuyu sindirmek çok önemli. Sozopol gezilecek yerler listesinin başında elbette o büyüleyici atmosferiyle Eski Şehir geliyor.
Sozopol Eski Şehir (Old Town)
Kasabanın kalbi burası. Yarımada üzerinde kurulu olan Sozopol Old Town, 1974 yılından bu yana koruma altında olan bir mimari mücevher. Girişinden itibaren sizi içine çeken o mistik hava, modern dünyayı bir anda unutturuyor.
Taş Sokaklar ve Ahşap Evler
Sokaklarda yürürken dikkatinizi çekecek ilk şey, alt katları taştan, üst katları ise koyu renkli ahşaptan yapılmış ikonik evler olacak. Bu evler, Karadeniz’in sert rüzgarlarına dayanacak şekilde tasarlanmış. Sozopol tarihi evler arasında dolaşırken pencerelerden sarkan sardunyalar ve bahçelerden gelen incir kokusu size eşlik edecek. Bu sokaklar, Sozopol seyahat rehberi içinde en çok zaman geçireceğiniz, her adımda “şurayı da çekmeliyim” diyeceğiniz yerler.
Fotoğraf Çekilecek En Güzel Noktalar
Sosyal medya hesabınız için en iyi kareleri yakalamak istiyorsanız, güneş batmadan bir saat önce surların denizle buluştuğu batı kıyısına gidin. Ayrıca, ahşap balkonların sokağa doğru sarktığı dar geçitler, Sozopol fotoğraf noktaları arasında bir klasik. Mavi kapılı evlerin önünde durup o salaş ama asil ruhu ölümsüzleştirmeyi unutmayın.
Sozopol Arkeoloji Müzesi
Şehrin binlerce yıllık geçmişine dair somut kanıtlar görmek isterseniz, Eski Şehir’in girişinde bulunan Sozopol Arkeoloji Müzesi tam size göre. Antik Apollonia döneminden kalan amforalar, altın takılar ve Karadeniz’in dibinden çıkarılan taş çapalar burada sergileniyor. Müze, Sozopol müzeleri arasında en zengin koleksiyona sahip olanı.
St. George Kilisesi
Eski Şehir’in tam merkezinde yer alan bu kilise, 19. yüzyıldan kalma muazzam bir yapı. İçerideki ahşap oymalar ve ikonalar gerçekten etkileyici. Sozopol seyahat listenizde mutlaka yer almalı; çünkü burası sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda şehrin ruhunu yansıtan sessiz bir liman gibi.
St. Cyril ve Methodius Kilisesi
Bu kiliseyi özel kılan şey, 2010 yılında yakınlardaki St. Ivan Adası’nda bulunan “Vaftizci Yahya”ya ait olduğu iddia edilen kutsal emanetlerin (röliklerin) burada sergileniyor olmasıdır. Dünyanın dört bir yanından inananlar bu kalıntıları görmek için buraya geliyor. Sozopol kültürel miras açısından bu kilise paha biçilemez bir öneme sahip.
Güney ve Kuzey Surları
Kasabayı çevreleyen antik surların bir kısmı restore edilerek ziyarete açılmış durumda. Özellikle “Güney Surları ve Kulesi” boyunca yürümek, bir yandan denizin uçsuz bucaksız maviliğini izlemek, diğer yandan binlerce yıllık taşlara dokunmak eşsiz bir deneyim. Sozopol gezi planı yaparken bu sur yürüyüşünü gün batımına denk getirmenizi şiddetle tavsiye ederim.
Sozopol Limanı ve Sahil Yürüyüş Yolu
Eski Şehir ile Yeni Şehir’i birbirine bağlayan liman bölgesi, akşamüstü yürüyüşleri için ideal. Balıkçı teknelerinin ağlarını onarmasını izleyebilir, Sozopol limanı boyunca sıralanmış banklarda oturup esintinin tadını çıkarabilirsiniz. Burası, Sozopol sahil yürüyüşü yapmak isteyenler için en canlı ve keyifli rotadır.
Sozopol Plajları ve Denize Girilecek Yerler
Sozopol, plaj çeşitliliği açısından oldukça şanslı bir nokta. Şehrin tam kalbinde yer alan plajlardan tutun da, biraz daha uzaklaşıp doğayla baş başa kalabileceğiniz gizli koylara kadar pek çok seçenek mevcut. Sozopol tatili planlıyorsanız, her gün farklı bir plajda güneşin tadını çıkarabilirsiniz.
Harmani Plajı
Yeni Şehir (New Town) bölgesinde yer alan Harmani Plajı, kasabanın en geniş ve en popüler plajıdır. Geniş kumsalı sayesinde en kalabalık zamanlarda bile kendinize yer bulabilirsiniz. Denizi genellikle sığdır, bu da burayı çocuklu aileler için Sozopol’da denize girilecek yerler listesinde ilk sıraya taşıyor. Plaj boyunca pek çok beach club, restoran ve kafe sıralanmıştır.
Central Beach (Merkez Plaj)
Eski Şehir ile Yeni Şehir arasındaki parkın hemen altında yer alan bu plaj, ulaşımı en kolay olan noktadır. Sozopol merkez plaj olarak da bilinir. Arkanızda tarihi Sozopol eski şehir evleri, önünüzde masmavi deniz… Manzara gerçekten büyüleyici! Ancak küçük olduğu için erken saatlerde gitmenizde fayda var.
Kavatsi Plajı
Şehrin yaklaşık 3-4 kilometre güneyinde bulunan Kavatsi Plajı, benim favorilerimden biri. Burası daha çok kampçıların ve karavancıların tercih ettiği, biraz daha bohem bir havaya sahip. Denizi kristal berraklığındadır ve plajın arkasındaki kum tepeleri (dunes) buraya egzotik bir hava katar. Sozopol plajları arasında doğayla en iç içe olanlardan biridir.
Smokinya Plajı
Kavatsi’nin hemen devamında yer alan Smokinya Plajı, özellikle gençlerin ve eğlence arayanların adresidir. Buradaki beach barlar akşamüstü partileriyle ünlüdür. Eğer “Hem yüzerim hem de kaliteli müzik dinlerim” diyorsanız, Smokinya tam size göre.
Alepu Plajı
Eğer kalabalıktan tamamen kaçmak ve bakir bir doğada denize girmek istiyorsanız, rotanızı biraz daha güneye, Alepu Plajı‘na çevirmelisiniz. Burada herhangi bir tesis bulamazsınız, bu yüzden şemsiyenizi ve soğuk içeceklerinizi yanınıza almayı unutmayın. Karadeniz’in en doğal hallerinden birine tanıklık edeceksiniz.
Sozopol’da Plaj Ücretleri ve Şezlong Fiyatları
Gelelim en çok merak edilen konuya: Bütçe. Sozopol plaj ücretleri genellikle şezlong ve şemsiye kiralama üzerine kuruludur. Plajların büyük bir kısmı halka açıktır ve kendi havlunuzu serip oturabileceğiniz ücretsiz alanlar (Free Zone) bulunur. 2026 yılı itibarıyla ortalama bir set (2 şezlong + 1 şemsiye) fiyatı işletmeye göre 20 ile 40 Leva arasında değişmektedir. Sozopol tatil rehberi notlarınıza ekleyin; nakit taşımanız işinizi kolaylaştıracaktır.
Sozopol’da Yapılacak Şeyler
Bu kasaba, durağan bir tatil isteyenlere huzur, macera arayanlara ise adrenalin sunacak kadar zengindir. Sozopol’da ne yapılır diye merak edenler için ajandayı dolduracak en keyifli aktiviteleri bir araya getirdim.
Tekne Turlarından Günlük Geziler
Liman bölgesine indiğinizde rengarenk boyanmış ahşap teknelerin sizi beklediğini göreceksiniz. Sozopol tekne turu seçenekleri, kasabayı denizden görmenizi sağlayan kısa turlardan, tüm günü kapsayan yemekli gezilere kadar çeşitleniyor. Karadeniz’in serin sularında süzülürken Eski Şehir’in surlarını denizden fotoğraflamak bambaşka bir keyif.
St. Ivan Adası Tekne Turu
Sozopol açıklarında bulunan ve Bulgaristan Karadeniz sahilinin en büyük adası olan St. Ivan Adası, mutlaka görülmesi gereken bir nokta. Adada bulunan antik manastır kalıntıları ve deniz feneri, buraya mistik bir hava katıyor. Sozopol adalar turu kapsamında buraya yapacağınız küçük bir yolculukta, eğer şanslıysanız yunusları bile görebilirsiniz.
Dalış ve Su Sporları
Denizin altı da en az üstü kadar hareketli. Sozopol’da profesyonel dalış okulları bulunuyor. Sozopol seyahat planınıza bir dalış ekleyerek antik dönemden kalma amforaların izini sürebilir veya su altındaki mağaraları keşfedebilirsiniz. Ayrıca Harmani Plajı’nda rüzgar sörfü ve jet-ski gibi popüler su sporlarını da deneyebilirsiniz.
Gün Batımı İzlenecek Yerler
Sozopol’da gün batımı bir ritüeldir. En iyi manzara için Eski Şehir’in kayalık batı kıyısına (Via Pontica yolu üzerine) gitmenizi öneririm. Kayalıkların üzerine kurulmuş küçük banklarda oturup güneşin denize gömülüşünü izlemek, Sozopol gün batımı klasikleri arasındadır. Elinizde yerel bir içecekle bu anı taçlandırmak paha biçilemez.
Fotoğraf ve Sosyal Medya Rotaları
Gezginlerin ve içerik üreticilerinin bayılacağı Sozopol fotoğraf çekilecek yerler arasında, dar sokaklardaki asma yapraklarıyla sarılı tarihi kapılar ve sahil yolundaki antik sur kalıntıları başı çekiyor. Özellikle günün ilk ışıklarında liman, balıkçı tekneleriyle muazzam bir kompozisyon sunuyor. Sozopol fotoğraf noktaları için Eski Şehir’in ara sokaklarında kaybolmayı ihmal etmeyin.
Sozopol Gece Hayatı
Güneş battıktan sonra kasaba farklı bir enerjiye bürünüyor. Sozopol gece hayatı, komşu kasaba Sunny Beach kadar çılgın olmasa da oldukça kaliteli ve eğlencelidir. Yeni Şehir bölgesindeki plaj barlarında canlı DJ performansları eşliğinde dans edebilir veya Eski Şehir’in içindeki otantik barlarda canlı caz ve rock performanslarını dinleyebilirsiniz. Her zevke uygun bir eğlence anlayışı mutlaka var.
Sozopol’da Ne Yenir? Ne İçilir?
Bu kasabada aç kalmanız imkansız. Akdeniz esintili Balkan sofralarından, taze tutulmuş balıklara kadar her bütçeye uygun seçenek mevcut. Sozopol yemekleri dendiğinde akla gelen ilk şey tazedir; taze sebze, taze peynir ve taze balık.
Bulgar Mutfağına Özgü Lezzetler
Bulgaristan Sozopol seyahatinizde masanızdan eksik etmemeniz gerekenlerin başında Shopska Salata gelir. Üzerine bolca rendelenmiş beyaz peynir (sirene) konulan bu salata, adeta Bulgaristan’ın milli yemeğidir. Ayrıca, soğuk bir çorba olan ve yoğurt, dereotu, salatalıktan yapılan Tarator, sıcak yaz günlerinde hayat kurtarıcıdır. Et severler için ise Kebapche (baharatlı uzun köfte) ve Kyufte mutlaka denenmeli.
Sozopol’da Deniz Ürünleri
Bir sahil kasabasında olduğumuzu unutmayalım! Sozopol’da deniz ürünleri yemek bir sanattır. Özellikle Karadeniz’e özgü olan kalkan (kalkan), istavrit (safrid) ve barbun (barbounya) en taze haliyle karşınıza çıkar. Ancak buranın gizli kahramanı, yerel adı Tsatsa olan küçük kızarmış gümüş balığıdır. Yanında soğuk bir Bulgar birasıyla, limanda tsatsa yemek en büyük keyiflerden biridir. Ayrıca Midi (midye) sevenler için de çok çeşitli soslarla hazırlanan tencereler dolusu midye seçeneği bulunur.
Meşhur Sozopol Restoranları
Kasabada yemek yenecek yerler Eski Şehir ve Yeni Şehir olarak ikiye ayrılıyor. Sozopol restoranları genellikle manzara odaklı olsa da ara sokaklarda gizli kalmış lezzet durakları da mevcuttur.
Deniz Manzaralı Restoranlar
Eski Şehir’in kayalıkları üzerine kurulmuş olan restoranlar, özellikle akşam yemekleri için ilk tercihiniz olmalı. The Windmill (Yel Değirmeni) veya Casa del Mare gibi mekanlar, hem mimarileriyle hem de sundukları uçsuz bucaksız deniz manzarasıyla ünlüdür. Sozopol seyahat planınızda mutlaka gün batımına karşı bir akşam yemeği olmalı.
Uygun Fiyatlı Yerel Lokantalar
Eğer daha salaş ve yerel halkın gittiği yerleri arıyorsanız, Yeni Şehir’deki iç kısımlarda kalan küçük lokantaları tercih edebilirsiniz. Buralarda hem Bulgaristan seyahat bütçenizi koruyabilir hem de anne eli değmiş gibi sıcak yemekler bulabilirsiniz. “Gostilnitsa” tabelalı yerler, uygun fiyatlı ev yemekleri sunan yerel işletmelerdir.
Sozopol Kafeleri ve Barları
Yemekten sonra bir kahve molası veya akşamüstü bir kokteyl için Sozopol kafe bar seçenekleri oldukça geniştir. Eski Şehir’in dar sokaklarındaki butik kafelerde Türk kahvesine çok benzeyen ama daha hafif olan Bulgar kahvesini deneyebilirsiniz. Gece ilerlediğinde ise plaj üzerindeki barlar, ayaklarınız kumdayken içeceğinizi yudumlayabileceğiniz harika bir atmosfer sunar.
Sozopol’da Alışveriş
Burada alışveriş yapmak, sadece bir şeyler satın almak değil, aynı zamanda yerel sanatkarlarla tanışmak ve Bulgar kültürünün bir parçasını eve taşımak anlamına geliyor. Sozopol gezi rehberi içinde alışverişe ayıracağınız birkaç saat, size kasabanın ruhunu yansıtan eşsiz objeler kazandıracaktır.
Hediyelik Eşya Nereden Alınır?
Ana alışveriş rotası, Eski Şehir’in girişinden limana kadar uzanan ve ara sokaklara dağılan dükkanlardan oluşur. Klasik magnetler ve kartpostalların ötesine geçmek isterseniz, sahil şeridindeki tezgahlardan ziyade iç kısımlardaki butik mağazaları gezmenizi öneririm. Sozopol seyahat hatırası olarak alabileceğiniz en meşhur ürünlerden biri kuşkusuz dünyaca ünlü Bulgar gül yağı ve gül içerikli kozmetik ürünleridir.
El Yapımı Ürünler ve Sanat Atölyeleri
Sozopol bir sanatçı kasabası olduğu için, Sozopol sanat atölyeleri gezginler için harika duraklar sunar. Eski Şehir sokaklarında yürürken cam işleme ustalarına, seramik sanatçılarına ve ressamlara rastlayacaksınız. Özellikle el yapımı seramik tabaklar ve geleneksel motiflerle süslenmiş tekstil ürünleri, Sozopol gezisi anısı olarak çok değerlidir. Kendi tasarımını yapan takı atölyelerinden özgün gümüş takılar da bulabilirsiniz.
Sozopol Çarşısı
Yeni Şehir kısmında daha çok yerel halkın ihtiyaçlarına yönelik dükkanlar ve yazlık kıyafetlerin satıldığı bir Sozopol çarşısı bulunur. Burada uygun fiyatlı plaj malzemeleri, keten elbiseler ve sandaletler bulabilirsiniz. Ayrıca yerel pazarlara denk gelirseniz, Bulgaristan’ın verimli topraklarından gelen taze baharatları (özellikle “Sharena Sol”) almanızı tavsiye ederim.
Yerel Şarap ve Rakia Alınacak Yerler
Bulgaristan, şarap üretiminde oldukça köklü bir geçmişe sahip. Sozopol tatili sırasında tadacağınız yerel şarapları beğenirseniz, butik şarap dükkanlarından birkaç şişe alabilirsiniz. Özellikle bölgeye özgü üzümlerden yapılan kırmızı şaraplar çok popülerdir. Ayrıca, Bulgaristan’ın milli içkisi olan ve meyvelerden (genellikle üzüm veya erik) damıtılan Rakia, şık şişelerde satılan harika bir hediye seçeneğidir. Alışveriş yaparken “Enoteka” yazan dükkanlara uğrayarak tadım yapabilir ve damak tadınıza en uygun olanı seçebilirsiniz.
Sozopol’da Konaklama Rehberi
Kasaba genel olarak iki ana bölgeye ayrıldığı için konaklama tercihini de buna göre yapmakta fayda var. Sozopol tatil rehberi içinde en kritik kararlardan biri bu seçimdir; çünkü Eski Şehir’in romantizmi ile Yeni Şehir’in konforu birbirinden oldukça farklı deneyimler sunar.
Sozopol Otel Bölgeleri
Konaklama için önünüzde üç ana seçenek var: Tarihin kalbindeki Eski Şehir, plajlara ve eğlenceye yakın Yeni Şehir (Harmani bölgesi) ve biraz daha lüks tatil köylerinin bulunduğu Kavatsi/Budzhaka bölgesi. Sozopol otelleri bu bölgelere göre hem fiyat hem de konsept olarak ayrışıyor.
Eski Şehir Otelleri
Eğer amacınız atmosferi iliklerinize kadar hissetmekse, kesinlikle Sozopol Eski Şehir bölgesini tercih etmelisiniz. Buradaki otellerin çoğu, restore edilmiş tarihi binalardan oluşuyor. Butik otel tarzındaki bu işletmelerde kalmak, sizi bir zaman yolculuğuna çıkarır. Ancak küçük bir uyarı: Bu bölgedeki sokaklar dar ve dik olduğu için aracınızı park etmek sorun olabilir. Çoğu gezgin burayı Sozopol fotoğraf noktalarına olan yakınlığı için tercih ediyor.
Denize Sıfır Oteller
Denizden kopamayanlar için Yeni Şehir ve Harmani Plajı çevresindeki denize sıfır oteller en ideal seçeneklerdir. Bu tesisler genellikle daha modern mimariye sahip, havuzlu ve geniş balkonludur. Sabah kalkar kalkmaz kendinizi Karadeniz’in serin sularına bırakmak istiyorsanız, Sozopol sahil kasabası ruhunu bu bölgedeki otellerde tam anlamıyla yaşayabilirsiniz.
Uygun Fiyatlı Pansiyonlar
Bütçe dostu bir tatil planlıyorsanız, Bulgaristan’ın o meşhur aile pansiyonlarını (Guesthouse) değerlendirmelisiniz. Genellikle yerel halkın kendi evlerinin bir katını veya birkaç odasını kiraya vermesiyle oluşan bu yerler, en samimi Sozopol konaklama deneyimidir. Hem tertemizdirler hem de sahiplerinden harika gezi ipuçları alabilirsiniz. “Soba” veya “Kesta za gosti” tabelalarını takip ederek bu uygun fiyatlı seçeneklere ulaşabilirsiniz.
Sozopol Otel Fiyatları
Sozopol otel fiyatları, tahmin edebileceğiniz üzere sezonun yoğunluğuna göre ciddi değişkenlik gösterir. Temmuz ve Ağustos aylarında fiyatlar tavan yaparken, Eylül ortasından itibaren çok daha makul seviyelere iner. 2026 yılı itibarıyla, standart bir çift kişilik oda fiyatı gecelik ortalama 80 Leva ile 250 Leva arasında değişmektedir. Erken rezervasyon yapmak, özellikle butik otellerde yer bulabilmek için hayati önem taşır.
Tatilin en can alıcı noktasına, yani bütçe planlamasına geldik. Bulgaristan, Avrupa genelinde hala ekonomik bir tatil rotası olarak kabul edilse de Sozopol tatili sırasında harcamalarınızı kontrol altında tutmak için yerel fiyatları bilmenizde fayda var. 2026 yılı güncel verileriyle bir bütçe simülasyonu yapalım.
Sozopol’da Ne Kadar Harcarım?
Harcamalarınız tamamen yaşam tarzınıza ve tercihlerinize bağlı olsa da, Sozopol harcamalar açısından her keseye hitap eden bir esnekliğe sahip. Para birimi olan Leva (BGN), Euro karşısında sabitlenmiş olduğu için kur hesaplamasını buna göre yapabilirsiniz.
Günlük Ortalama Harcamalar
Orta halli bir gezgin için konaklama hariç günlük harcama tutarı yaklaşık 60-100 Leva civarındadır. Bu rakam; güzel bir öğle yemeği, şık bir akşam yemeği, müze girişleri ve plajdaki küçük atıştırmalıkları kapsar. Eğer daha ekonomik bir rota çizmek isterseniz, bu rakamı yerel fırınlar (Banitsa dükkanları) ve halk plajlarını kullanarak 40 Leva seviyesine çekebilirsiniz.
Yeme İçme Fiyatları
Sozopol restoranları fiyat açısından oldukça geniş bir yelpaze sunar:
Hızlı Atıştırmalıklar (Banitsa, Dilim Pizza): 3 – 6 Leva
Yerel Bir Restoranda Öğle Yemeği: 15 – 25 Leva
Manzaralı Bir Restoranda Akşam Yemeği: 40 – 70 Leva (Şarap dahil)
Kahve/İçecek: 4 – 8 Leva
Bira (50cl): Restoranda 5 – 8 Leva, markette 2 – 3 Leva
Plaj ve Aktivite Ücretleri
Tatilinizin en büyük kalemlerinden biri Sozopol plaj ücretleri olabilir. Daha önce belirttiğim gibi, set halinde (2 şezlong + 1 şemsiye) kiralama ücreti ortalama 30 Leva civarındadır. Tekne turları ise rotasına göre kişi başı 20 Leva’dan başlayıp yemekli ve uzun turlarda 60 Leva’ya kadar çıkabilmektedir. Müze girişleri ise genellikle semboliktir (5 – 10 Leva arası).
Konaklama ve Ulaşım Bütçesi
Sozopol konaklama bütçesi için gecelik çift kişilik oda bazında ortalama 120 Leva ayırmak, sizi konforlu bir butik otelde misafir eder. Ulaşım tarafında ise Burgas – Sozopol arası minibüsler yaklaşık 5-7 Leva tutmaktadır. Eğer şahsi aracınızla gidiyorsanız, şehir içindeki otopark ücretlerini (saatlik 2-4 Leva, günlük 15-20 Leva) bütçenize eklemeyi unutmayın.
Sozopol’dan Günübirlik Gezilecek Yerler
Eğer Sozopol’da 3-4 günden fazla kalacaksanız, bir gününüzü mutlaka çevre gezisine ayırmalısınız. Burgas yakın gezilecek yerler listesi, hem doğa tutkunlarını hem de tarih meraklılarını tatmin edecek seçenekler sunuyor.
Burgas
Bölgenin ana merkezi olan Burgas, Sozopol’a sadece 35 kilometre uzaklıkta. Burası tipik bir liman şehri olmanın ötesinde, devasa bir sahil parkına (Sea Garden) sahip. Parkın içinde saatlerce yürüyebilir, modern kafelerde mola verebilir veya yazın düzenlenen Kum Heykel Festivali’ni ziyaret edebilirsiniz. Alışveriş için Aleksandrovska Caddesi üzerindeki mağazalar idealdir. Sozopol seyahat planınıza bir miktar modern şehir hayatı katmak isterseniz Burgas doğru adres.
Nessebar
Sozopol’un en büyük rakibi ve “kardeşi” diyebileceğimiz Nessebar, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Sozopol’dan yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla ulaşabileceğiniz bu kasaba, Bizans kiliseleriyle ünlü. Sozopol mu Nessebar mı diye bir ikileme düşerseniz, cevabım kesinlikle “ikisi de” olur. Sozopol daha bohem ve sakin, Nessebar ise daha turistik ve görkemli bir açık hava müzesi gibidir.
Ropotamo Doğa Koruma Alanı
Doğa aşığıysanız buraya bayılacaksınız. Sozopol’un güneyinde yer alan Ropotamo, bir nehir ağzı ve doğa rezervi. Burada yapacağınız bir Sozopol tekne turu ile nehir boyunca ilerleyip nilüferleri, kaplumbağaları ve hatta şanslıysanız nadir kuş türlerini görebilirsiniz. Sozopol doğa gezileri arasında en huzurlu olanı kesinlikle budur.
Primorsko
Daha güneye indikçe plajların daha da genişlediğini göreceksiniz. Primorsko, özellikle uzun kumsalları ve Beglik Tash adı verilen antik Trak Tapınağı (Bulgaristan’ın Stonehenge’i olarak bilinir) ile ünlüdür. Tarih ve denizi birleştiren farklı bir rota arayanlar için Sozopol tatili içine eklenebilecek harika bir duraktır.
Sozopol Gezi İpuçları ve Pratik Bilgiler
Bir şehri turist gibi değil de bir gezgin gibi yaşamanın sırrı ayrıntılarda gizlidir. Sozopol gezi rehberi için derlediğim bu küçük notlar, orada başınız sıkıştığında ya da bir seçim yapmanız gerektiğinde hayat kurtarıcı olacak.
Sozopol’da Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bulgaristan’da bilmeniz gereken en ilginç şeylerden biri, kafa sallama hareketidir. Yerel halkın bir kısmı (özellikle yaşlı kuşak) “evet” anlamında kafasını iki yana sallar, “hayır” anlamında ise yukarı aşağı oynatır. Karşınızdaki kişiyle anlaşırken bu durum komik anlara sebep olabilir; emin olmak için kelimeleri kullanmak en iyisidir. Ayrıca, Sozopol eski şehir yolları tamamen taş olduğu için yanınıza mutlaka rahat bir yürüyüş ayakkabısı alın; topuklu ayakkabılar burada maalesef en büyük düşmanınız olur.
Para Birimi ve Ödeme Yöntemleri
Bulgaristan’ın resmi para birimi Leva (BGN). Her ne kadar Avrupa Birliği’nde olsalar da Euro kullanımı marketlerde veya küçük dükkanlarda pek yaygın değil. Sozopol tatili süresince yanınızda nakit bulundurmak çok önemli; çünkü küçük kafeler ve hediyelik eşya dükkanları her zaman kart kabul etmeyebilir. Döviz bürolarında (Change) işlem yaparken “Commission 0%” yazanları tercih edin ve tabeladaki alış-satış farkına dikkat edin.
Dil ve İletişim
Resmi dil Bulgarca ve Kiril alfabesi kullanılıyor. Turistik bölgelerde ve Sozopol otelleri personeli arasında İngilizce yaygın olsa da, birkaç temel Bulgarca kelime (Merhaba: Zdraveite, Teşekkürler: Blagodarya) bilmek yerel halkın size çok daha samimi davranmasını sağlar. Gençlerle iletişim kurmak çok kolaydır, ancak yaşlı kesimle Rusça veya biraz Türkçe (özellikle Burgas bölgesinde) anlaşma şansınız daha yüksek olabilir.
Güvenlik ve Sağlık Bilgileri
Sozopol genel olarak oldukça güvenli bir kasabadır. Gece geç saatlerde sokaklarda huzurla yürüyebilirsiniz. Ancak her turistik yerde olduğu gibi, kalabalık Sozopol plajları ve çarşı bölgelerinde yankesiciliğe karşı dikkatli olmalısınız. Acil bir durumda 112 numaralı hattı arayabilirsiniz. Ayrıca, musluk suyunun içilmesi genellikle tavsiye edilmez; marketlerden uygun fiyata büyük boy şişe sular alabilirsiniz.
Sozopol Gezi Rehberi – Sıkça Sorulan Sorular
Bu bölümde, Sozopol seyahat planı yapanların en sık sorduğu sorulara kısa ve net yanıtlar bulacaksınız.
Sozopol kaç günde gezilir?
Eski Şehir ve müzeleri keşfetmek için 1 tam gün yeterli olsa da, plajların tadını çıkarmak ve çevre köyleri görmek isterseniz 3-4 günlük bir süre idealdir. Eğer ruhunuzu dinlendirmek istiyorsanız 1 hafta bile burada sıkılmadan vakit geçirebilirsiniz.
Sozopol pahalı mı?
Batı Avrupa’daki benzer sahil kasabalarıyla kıyaslandığında Sozopol oldukça ekonomiktir. Ancak Bulgaristan’ın diğer iç şehirlerine göre bir tatil beldesi olduğu için fiyatlar %20-30 daha yüksek olabilir. Yine de uygun fiyatlı Sozopol restoranları ve pansiyonları sayesinde her bütçeye uygun bir tatil mümkündür.
Sozopol’da denize girilir mi?
Kesinlikle evet! Sozopol denizi, Karadeniz’in en temiz ve sakin olduğu noktalardan biridir. Özellikle Haziran ve Eylül ayları arasında su sıcaklığı yüzmek için mükemmeldir. Harmani ve Kavatsi gibi Sozopol plajları berrak suyuyla sizi şaşırtacaktır.
Sozopol mu Nessebar mı?
Bu zor bir soru! Nessebar daha büyük, daha turistik ve daha çok Bizans kalıntısına sahip. Sozopol ise daha romantik, daha sanat odaklı ve daha sakin bir atmosfere sahip. Tarihi ihtişam arıyorsanız Nessebar, samimiyet ve bohem bir hava arıyorsanız Sozopol diyorum.
Sozopol aileler için uygun mu?
Evet, kesinlikle. Özellikle Harmani Plajı’nın sığ denizi ve şehirdeki geniş park alanları burayı çocuklu aileler için çok güvenli kılıyor. Ayrıca Sozopol otelleri aile odası seçenekleri konusunda oldukça geniştir.



