Rehberler

Manchester’da Yapılacak Şeyler

Şehri Deneyimleyerek Keşfetmenin En Akıllı Yolları

Eğer İngiltere denince aklınıza sadece Londra’nın o telaşlı kalabalığı geliyorsa, henüz Manchester’da yapılacak şeyler listesine göz atmamışsınız demektir. Bu şehir, ilk ayak bastığınız andan itibaren sizi gri gökyüzüne inat, rengarenk bir kültürle karşılıyor. Kendi deneyimlerimden biliyorum ki, Manchester’ı sadece bir “futbol şehri” olarak görmek, ona yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biri. Burası, tuğla binaların arasından sızan bağımsız müzik seslerinin, kanalların kıyısına kurulmuş modern sanatın ve sanayi devriminden kalan o vakur duruşun harmanlandığı, yaşayan bir organizma gibi. Manchester gezilecek aktiviteler söz konusu olduğunda, bazen bir kütüphanenin sessizliğinde yüzyıllar öncesine gidebilir, bazen de Kuzey Çeyreği’nin (Northern Quarter) grafitili sokaklarında yarını keşfedebilirsiniz. Manchester deneyim rehberi olarak hazırladığım bu kapsamlı yazıda, şehri bir turist gibi değil, buranın ritmine aşina bir dostunuzla geziyormuş gibi hissetmenizi istiyorum. Manchester şehir deneyimi sadece mekanlardan ibaret değil; o meşhur “Mancunian” misafirperverliğini, yağmurun tadını çıkaran insanları ve her köşe başında sizi bekleyen bir hikayeyi kapsıyor. Hazırsanız, Manchester turistik aktiviteler ve çok daha fazlasını içeren, en ince detayına kadar planlanmış bu uzun yolculuğa başlayalım.

Manchester nasıl bir şehir deneyimi sunar?

Manchester’a ilk gittiğimde, tren istasyonundan dışarı adım attığım o anı hiç unutamıyorum. Havada nemli ama taze bir koku, etrafta ise Viktorya döneminden kalma devasa yapılarla camdan yapılmış modern gökdelenlerin o tuhaf ama kusursuz uyumu vardı. Manchester, size tek bir tip deneyim vaat etmez; aksine, ruh halinize göre şekil değiştiren bir bukalemun gibidir. Manchester gezi planı yaparken karşınıza çıkacak olan şey, sadece binalar değil, bu şehrin karakteridir. Burası, işçi sınıfının gururunu sanata dönüştüren, direnişi ve neşeyi aynı potada eriten bir yer.

Manchester’ı klasik İngiltere şehirlerinden ayıran özellikler nelerdir?

Pek çok İngiliz şehri ya çok tarihidir ya da çok moderndir; Manchester ise bu ikisinin arasındaki çizgiyi silmiş durumda. Manchester’da ne yapılır diye sorduğunuzda, cevabın içinde mutlaka bir parça “aykırılık” bulursunuz. Londra’nın o bazen mesafeli duran elitizminden uzak, Liverpool’un denizci ruhundan farklı olarak burası, “dünyanın ilk sanayi şehri” olmanın verdiği o sert ama samimi dokuyu koruyor. Şehri klasik kılan, kırmızının her tonunu görebileceğiniz tuğla yapılar; modern kılan ise o binaların içine yerleşmiş inovatif start-up’lar ve sanat atölyeleridir. Manchester gezi önerileri listelerinde bu yüzden her zaman “karakter” vurgusu yapılır.

Sanayi mirası ile modern kültürün birleşimi nasıl hissedilir?

Bu birleşim, Manchester’ın her sokağında adeta yüzünüze çarpar. Castlefield bölgesine gittiğinizde, Roma kalıntılarının hemen yanında eski kanal depolarının nasıl şık restoranlara veya galeri alanlarına dönüştüğünü görürsünüz. Manchester keşif rehberi içinde bu bölge benim favorilerimden biridir. Eski fabrikaların duman tüten bacaları artık yok, ama o bacaların gölgesinde bugün dünyanın en iyi yazılımcıları veya sanatçıları çalışıyor. Bu kontrast, şehre inanılmaz bir derinlik katıyor. Manchester şehir içi aktiviteler sırasında bir yandan devasa bir dokuma fabrikasının mimarisini incelerken, hemen yanında yükselen camdan bir kulede dijital bir sergiye denk gelebilirsiniz.

Alternatif kültür Manchester sokaklarına nasıl yansır?

Eğer ana akımdan sıkıldıysanız, Manchester sizin sığınağınız olacaktır. Şehrin duvarları adeta birer tuval gibi. Özellikle Northern Quarter taraflarında, her bir sokak lambasının altında veya her eski kapıda bir hikaye, bir manifesto görürsünüz. Manchester kültürel aktiviteler sadece kapalı kapılar ardında değil, kaldırımlarda yaşanır. Vegan kafelerin, plak dükkanlarının ve ikinci el kitapçıların yoğunluğu, şehrin alternatif kalbinin ne kadar güçlü attığının kanıtıdır. Burası, modanın podyumlardan değil, sokaklardaki gençlerin giyim tarzından belirlendiği bir yer.

Manchester kimler için ideal bir seyahat rotasıdır?

Aslında bu sorunun cevabı: Kendini sınırlamayı sevmeyen herkes. Manchester, çok yönlü bir şehir olduğu için farklı ilgi alanlarına sahip insanları aynı masada buluşturabiliyor. Manchester eğlence hayatı tutkunundan tarih meraklısına kadar herkes burada kendine ait bir köşe bulabilir.

Futbol tutkunları için Manchester neden özel?

Tabii ki futbol… Manchester denince akla gelen ilk şeyin City ve United olması bir tesadüf değil. Ancak buradaki futbol tutkusu sadece 90 dakikadan ibaret değil. Manchester futbol deneyimi şehrin damarlarında dolaşıyor. Maç günlerinde şehrin renginin nasıl ikiye bölündüğünü, publarda yapılan o hararetli ama saygılı tartışmaları görmek bile başlı başına bir seyahat sebebi. Sadece stadyumlar değil, Ulusal Futbol Müzesi gibi noktalarla bu sporun evrensel dilini burada en saf haliyle hissedebiliyorsunuz.

Müzik ve sahne sanatları meraklıları Manchester’da ne bulur?

The Smiths, Oasis, Joy Division… Eğer bu isimler size bir şey ifade ediyorsa, Manchester sizin için bir hac yeridir. Manchester gece hayatı ve müzik sahnesi, şehrin kimliğinin en önemli parçası. Küçük, ter kokulu ama efsanevi konser mekanlarından, dünyanın en prestijli orkestralarının sahne aldığı dev salonlara kadar geniş bir yelpaze var. Sahne sanatları konusunda ise Royal Exchange Theatre gibi mekanlar, size alışılmışın dışında, samimi ve sarsıcı performanslar sunuyor.

Genç gezginler ve dijital göçebeler için şehir uygun mu?

Kesinlikle evet. Manchester, İngiltere’nin en genç nüfuslu şehirlerinden biri. İki büyük üniversitenin varlığı, şehre bitmek bilmeyen bir enerji ve dinamizm katıyor. Manchester alternatif aktiviteler arayan gençler için ucuz ama kaliteli vakit geçirilecek sayısız alan sunuyor. Ayrıca, harika internet altyapısına sahip paylaşımlı ofisler ve “laptop-friendly” kafeler sayesinde Manchester dijital göçebe yaşamı için de Avrupa’daki en cazip duraklardan biri haline geldi. Şehirde bir gün boyunca kütüphanelerde veya şık kafelerde çalışıp, akşamına kendinizi harika bir konser salonuna atabilirsiniz.

Manchester’da ilk kez bulunanlar nereden başlamalı?

Manchester’a ilk kez ayak bastığınızda, şehrin ölçeği sizi şaşırtabilir. Londra kadar devasa ve yorucu değil, ancak her köşesi dopdolu olduğu için bir strateji belirlemek şart. Manchester hafta sonu planı yaparken genellikle başlangıç noktasını Piccadilly İstasyonu veya etrafındaki merkezi meydanlar olarak belirlemek en mantıklısıdır. Şehrin dokusunu anlamak için önce o meşhur kırmızı tuğlaların arasında biraz kaybolmak, Manchester’ın ruhunu solumanın en iyi yoludur. Manchester şehir turu yaparken fark edeceğiniz ilk şey, tabelaların üzerindeki o meşhur “işçi arısı” sembolüdür; bu sembol şehrin çalışkanlığını ve dayanışmasını simgeler.

Şehri yürüyerek keşfetmek mantıklı mı?

Buna cevabım kocaman bir “Evet!”. Manchester, Avrupa’nın en “yürünebilir” şehirlerinden biridir. Toplu taşıma (özellikle o meşhur sarı tramvaylar yani Metrolink) çok gelişmiş olsa da, Manchester gezisi sırasında yürümek size araçla göremeyeceğiniz gizli avluları ve pasajları keşfetme şansı verir. Manchester şehir merkezi aktiviteleri birbirine o kadar yakın ki, yarım saatlik bir yürüyüşle modern bir alışveriş caddesinden Viktorya döneminden kalma gotik bir kütüphaneye geçebilirsiniz.

En keyifli yürüyüş rotaları nerelerdir?

Yürüyüşe genellikle St. Anne’s Square’den başlamayı seviyorum. Buradan başlayıp Deansgate boyunca ilerlemek, şehrin hem lüks hem de tarihi yüzünü görmenizi sağlar. Manchester keşif rotası oluştururken Castlefield rotasını mutlaka eklemelisiniz. Kanalların kenarından yürürken, suyun üzerine yansıyan eski demir köprüler size adeta bir film setindeymişsiniz hissi verecek. Eğer daha “cool” ve sanatsal bir rota arıyorsanız, Northern Quarter’ın labirent gibi sokaklarında kaybolmak en iyisidir. Her sokak başında karşınıza çıkan devasa duvar resimleri (murals), yürüyüşünüzü bir açık hava sanat galerisi turuna dönüştürür.

Fotoğraf çekmek için en iyi noktalar hangileridir?

Eğer Instagram hesabınız veya anı defteriniz için ikonik kareler arıyorsanız, Manchester’da fotoğraf çekilecek yerler listesinin başında John Rylands Kütüphanesi gelir. İçerisi adeta Harry Potter filminden fırlamış gibidir. Ayrıca, Manchester Town Hall’un (Belediye Binası) önündeki Albert Square, şehrin heybetli gotik mimarisini karelemek için kusursuzdur. Daha modern ve endüstriyel bir estetik için ise Ancoats bölgesindeki eski pamuk fabrikalarının önü veya Salford Quays’teki MediaCityUK’in cam binaları harika kontrastlar sunar. Manchester şehir hayatı fotoğrafçılığı içinse Piccadilly Gardens’ın kalabalığı ve hareketliliği paha biçilemez.

Manchester şehir merkezi merkezinde bir gün nasıl planlanır?

Manchester’da bir gün geçirecekseniz, zamanı çok iyi yönetmelisiniz çünkü bu şehir sizi içine çeken bir yapıya sahip. Planınızı yaparken rotayı merkezden başlatıp halkalar halinde dışarı doğru açılmak, Manchester tatil planı için en verimli yöntemdir.

Sabah saatlerinde nereler keşfedilmeli?

Güne erken başlayıp Manchester Katedrali’nin huzurlu atmosferini soluyarak start verebilirsiniz. Hemen ardından, dünyanın en eski halk kütüphanesi olan Chetham’s Library’nin ahşap kokulu odalarında kısa bir tur atmak sizi geçmişe götürür. Sabahın taze enerjisiyle Manchester şehir rehberi aktiviteler listesinin kültürel kısmını aradan çıkarmak mantıklıdır. Kahvaltı için ise Northern Quarter’daki bağımsız fırınlardan birine uğrayıp taze bir “crumpet” veya “full English breakfast” ile enerji depolayabilirsiniz. Manchester’da sabah ne yapılır diyenler için en iyi cevap; şehrin uyanışını bir kahve eşliğinde izlemektir.

Öğleden sonra hangi deneyimler öne çıkar?

Öğleden sonra, Manchester’ın o meşhur müzelerini keşfetme vaktidir. Bilim ve Sanayi Müzesi (Science and Industry Museum), şehrin dünyayı nasıl değiştirdiğini anlamak için şart. Eğer hava biraz güneşliyse (evet, bu bazen olur!), Exchange Square’de biraz oturup insan trafiğini izlemek veya Arndale Centre çevresindeki dükkanlara göz atmak keyifli olabilir. Manchester’da yapılacak en iyi aktiviteler arasında yer alan alışveriş ve müze turu kombinasyonu, öğleden sonranızı dolu dolu geçirtir. Eğer vaktiniz varsa, Whitworth Art Gallery’ye doğru kısa bir otobüs yolculuğu yapıp parkın içindeki bu modern galeriye de mutlaka uğramalısınız.

Akşam saatlerinde şehir nasıl bir atmosfere bürünür?

Güneş battığında (ya da gri bulutlar daha da karardığında), Manchester gerçek karakterine bürünür. Sokaklar, publardan taşan neşeli kahkahalar ve mekanlardan gelen bas sesleriyle canlanır. Manchester’da akşam ne yapılır sorusunun cevabı, tamamen zevkinize kalmış. Spinningfields’ın modern ve şık restoranlarında akşam yemeği yiyebilir ya da Canal Street’in (Gay Village) rengarenk ve özgürlükçü atmosferine dahil olabilirsiniz. Şehir akşamları hem çok şık hem de çok salaş olmayı aynı anda başarabiliyor. Manchester rota önerisi olarak akşamınızı mutlaka canlı bir müzik performansıyla taçlandırmanızı öneririm; çünkü Manchester’da gece, müzik olmadan eksik kalır.

Manchester’ın kültürel hayatı nasıl deneyimlenir?

Manchester, sadece binalardan oluşan bir yerleşim yeri değil; burası fikirlerin, devrimlerin ve akımların doğduğu bir kuluçka merkezi. Manchester kültürel aktiviteler rehberi dendiğinde akla gelen ilk şey, şehrin geçmişiyle kavga etmek yerine onu kucaklayıp sanata dönüştürmesidir. Kültürel hayat burada elit kesime hitap eden steril bir alan değil, aksine halkın içine karışmış, sokağa taşmış bir yapıdadır. Manchester’da kültürel aktiviteler deneyimlemek için devasa bütçelere de gerek yok; pek çok müze ve galeri kapılarını ücretsiz açarak bu mirası herkesle paylaşıyor.

Manchester’da hangi müzeler ve galeriler ziyaret edilmeli?

Şehir tam bir müze cenneti. Ancak klasik “bak ve geç” tarzı müzelerden bahsetmiyorum; burada her şey etkileşim üzerine kurulu. Manchester müzeleri arasında ilk durağınız mutlaka Manchester Sanat Galerisi (Manchester Art Gallery) olmalı. Viktorya döneminin estetiği ile modern enstalasyonların yan yana duruşu büyüleyici. Manchester sanat galerileri gezisinde bir diğer durak ise Whitworth Sanat Galerisi. Parkın içindeki konumuyla doğayı sanatın bir parçası haline getiriyor.

Bilim ve endüstri temalı deneyimler nerede yaşanır?

Manchester, dünyanın ilk sanayi şehri olmanın gururunu Bilim ve Sanayi Müzesi (Science and Industry Museum) ile taçlandırıyor. Manchester’da sanayi mirası gezisi yapmak istiyorsanız burası tam kalbi. Dünyanın ilk yolcu tren istasyonu binasında yer alan bu müzede, buharlı makinelerin devasa çarklarının hala döndüğünü görebilirsiniz. Manchester’da yapılacak en iyi aktiviteler arasında, bu müzede sanayi devriminin sesini ve kokusunu hissetmek kesinlikle ilk sıralarda yer alır.

Çağdaş sanat sahnesi hangi bölgelerde yoğunlaşır?

Eğer daha yenilikçi ve avangart işler arıyorsanız, yönünüzü HOME Manchester’a çevirmelisiniz. Burası sinema, tiyatro ve galeriyi tek bir çatıda toplayan muazzam bir merkez. Manchester sanat etkinlikleri denince akla gelen en dinamik yer burasıdır. Ayrıca, Northern Quarter’daki küçük bağımsız galeriler ve sanatçı atölyeleri, Manchester alternatif aktiviteler arayanlar için gerçek birer cevherdir. Manchester Craft and Design Centre, eski bir balık pazarının nasıl yaratıcı bir sanat vahasında dönüştüğünün en güzel kanıtıdır.

Canlı müzik kültürü Manchester’da nerede yaşanır?

Bu şehirde müzik, sadece bir hobi değil; bir yaşam biçimi. Manchester müzik kültürü, şehrin DNA’sına işlenmiş durumda. Oasis veya The Smiths gibi grupların bu sokaklardan çıkması tesadüf değil. Manchester’da canlı müzik nerede dinlenir diye merak ediyorsanız, her akşam bir mekandan dışarı taşan gitar seslerini takip etmeniz yeterli olacaktır.

Manchester müzik tarihine yön veren akımlar nelerdir?

“Madchester” akımı, 80’lerin sonu ve 90’ların başında dünyayı sallamıştı. Haçienda efsanesi bitmiş olsa da o ruh hala yaşıyor. Manchester’da müzik tarihini keşfetmek için Salford Lads Club’ın önünde fotoğraf çekilmek (The Smiths hayranlarının klasiğidir) veya Factory Records’ın eski merkezini ziyaret etmek gerekir. Bu şehir, punk’tan elektroniğe kadar her türe kendi sert ve melankolik imzasını atmıştır.

Küçük konser mekânları mı büyük salonlar mı tercih edilmeli?

Cevabım: Her ikisi de! Ancak Manchester’ın gerçek ruhunu Manchester canlı müzik mekânları olan küçük kulüplerde bulursunuz. Night & Day Cafe veya The Castle Hotel gibi yerlerde, yarının dünya yıldızlarını 5-10 Pound’a dinleme şansınız var. Öte yandan, devasa prodüksiyonlar için Manchester Arena veya yeni açılan Co-op Live gibi alanlar dünya standartlarında bir ses kalitesi sunuyor. Manchester’da gece hayatı planınıza mutlaka küçük bir “gig” (konser) sıkıştırmalısınız.

Tiyatro ve sahne sanatları açısından Manchester ne sunar?

Londra’nın West End’i varsa, Manchester’ın da ondan geri kalmayan bir sahne zenginliği var. Üstelik çok daha erişilebilir ve samimi bir atmosferde. Manchester şehir içi keşif rotanıza bir tiyatro gecesi eklemek, gezinize derinlik katar.

Alternatif sahne sanatları nerede izlenir?

Royal Exchange Theatre, mimarisiyle sizi büyüleyecek bir yer. Eski bir pamuk borsasının ortasına yerleştirilmiş devasa bir uzay kapsülünü andıran sahnesiyle, seyirciyi oyunun içine çeker. Manchester’da farklı deneyimler arayanlar için bu dairesel sahnede oyun izlemek paha biçilemez. Ayrıca Hope Mill Theatre gibi bağımsız mekanlar, yaratıcı ve risk alan oyunlarıyla bilinir.

West End tarzı prodüksiyonlar Manchester’da var mı?

Evet, hem de en büyükleri! Palace Theatre ve Opera House Manchester, dünyaca ünlü müzikallerin ve büyük turnelerin durak noktasıdır. Manchester’da ne yapılır listesine, Londra’ya gitmeden aynı kalitede bir “Wicked” veya “Lion King” müzikali izlemeyi ekleyebilirsiniz. Bu görkemli binaların tarihi dokusu, izlediğiniz performansı iki kat daha etkileyici kılıyor.

Futbol dışında Manchester’da spor kültürü nasıl yaşanır?

Manchester denince akla gelen o iki dev kulüp, şehrin küresel markası haline gelmiş durumda. Ancak Manchester spor kültürü, sadece 22 oyuncunun peşinden koştuğu bir oyunun çok daha ötesindedir. Burası, rekabetin saygıyla birleştiği, sporun bir sosyal dayanışma aracı olarak görüldüğü bir merkez. Şehre adım attığınızda, insanların sadece takımlarına değil, genel olarak sporun her dalına ne kadar tutkulu olduğunu fark edeceksiniz. Manchester gezi planı yaparken bir spor etkinliğine yer ayırmamak, şehrin ruhunu eksik bırakmak demektir.

Futbol deneyimi Manchester’da nasıl planlanmalı?

Eğer bir futbol tutkunuysanız, Manchester sizin için kutsal topraklardır. Ancak bu deneyimi sadece bir maç biletine indirgememek gerekir. Manchester futbol deneyimi stadyuma giden yoldaki o atmosferi koklamak, taraftar publarında şarkılara eşlik etmek ve kulüplerin tarihini hissetmektir. Şehirde hangi takımı tuttuğunuz (ya da tutmadığınız) fark etmeksizin, bu devasa organizasyonun bir parçası olmak büyüleyicidir.

Stadyum turu mu maç günü atmosferi mi daha etkileyici?

Bu zor bir soru! Eğer şansınız ve bütçeniz varsa, maç günü atmosferi paha biçilemez. Old Trafford’da “The Theatre of Dreams” (Düşler Tiyatrosu) atmosferini solumak veya Etihad Stadyumu’nun modern mimarisinde City’nin pas trafiğini izlemek benzersizdir. Ancak Manchester stadyum turu da size bambaşka bir perspektif sunar. Oyuncuların tünelden çıkışını, soyunma odalarındaki o gergin ama vakur sessizliği ve kupa odalarındaki parıltıyı görmek için turlar harika bir fırsattır. Manchester’da yapılacak en iyi aktiviteler arasında bu turlar, futbolun perde arkasını görmek isteyenler için birebirdir.

Futbol müzeleri ziyaret edilmeye değer mi?

Kesinlikle evet! Özellikle şehir merkezindeki National Football Museum (Ulusal Futbol Müzesi), dünyanın en büyük futbol müzesidir ve sadece futbolseverlere değil, sosyoloji meraklılarına da hitap eder. Futbolun nasıl bir işçi sınıfı oyunu olarak başladığını ve bugün nasıl milyar dolarlık bir endüstriye dönüştüğünü burada görebilirsiniz. Manchester turistik aktiviteler listesinde burası, interaktif oyun alanları ve tarihi objeleriyle her yaştan ziyaretçiyi tatmin eder.

Şehirde başka hangi spor etkinlikleri takip edilebilir?

Manchester sadece futbolla sınırlı değil. Şehir, sporun pek çok dalında Avrupa’nın en önemli merkezlerinden biri. Manchester’da spor etkinlikleri takip etmek isteyenler için ajanda oldukça kabarık.

Kriket ve ragbi kültürü Manchester’da ne kadar yaygın?

İngiliz kültürünün ayrılmaz parçaları olan kriket ve ragbi, Manchester’da çok güçlü köklere sahip. Old Trafford Cricket Ground, dünyanın en prestijli kriket sahalarından biridir ve burada bir “Test Match” izlemek, İngiliz sabrını ve stratejisini anlamak için harika bir yoldur. Ragbi tarafında ise Sale Sharks gibi takımların maçları, futbolun o aşırı kalabalığından uzak ama bir o kadar sert ve heyecanlı bir atmosfer sunar. Manchester alternatif aktiviteler arıyorsanız, yerel bir ragbi maçına gitmek size gerçek bir İngiliz deneyimi yaşatacaktır.

Spor barlarında maç izlemek nasıl bir deneyim sunar?

Maça gidemediyseniz üzülmeyin; Manchester’ın spor barları bazen stadyumdan daha coşkuludur. Manchester pub kültürü içinde spor barlarının yeri ayrıdır. Deansgate çevresindeki veya Northern Quarter’daki dev ekranlı mekanlarda, tanımadığınız insanlarla birlikte gol sevincini paylaşmak, bir anda onlarca yeni arkadaş edinmenizi sağlar. Manchester’da gece dışarı nereye gidilir diye düşünürken, eğer o akşam önemli bir maç varsa, Tib Street üzerindeki spor barlarına bir şans verin. Bir bardak yerel bira (ale) eşliğinde maçı izlemek, şehrin sosyal dokusuna karışmanın en samimi yoludur.

Manchester’da farklı ve alternatif neler yapılır?

Manchester’ı sadece rehberlerdeki popüler duraklardan ibaret sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Şehrin asıl büyüsü, ana caddelerden sapan dar sokaklarda ve tabelası bile olmayan kapıların ardındadır. Manchester alternatif aktiviteler denince akla gelen, kalıpların dışına taşan bir yaratıcılıktır. Burada yağmura küsmek yerine, o yağmuru bir sanat enstalasyonuna çeviren bir kafa yapısı vardır. Manchester’da farklı deneyimler arıyorsanız, kendinizi şehrin akışına bırakmaya hazır olun.

Northern Quarter neden keşfedilmeli?

Eğer Manchester’ın bir ruhu varsa, o kesinlikle Northern Quarter’da (Kuzey Çeyreği) ikamet ediyordur. Burası, New York’un Brooklyn’i veya Berlin’in Kreuzberg’i gibidir. Northern Quarter keşfi, size şehrin ticari kimliğinin ötesindeki o asi ve sanatsal yüzünü gösterir. Eskiden tekstil depolarının olduğu bu bölge, şimdi bağımsızlığın kalesi. Manchester sokak kültürü burada en saf haliyle yaşanır.

Sokak sanatı rotası nasıl oluşturulur?

Burada bir rotaya aslında çok da ihtiyacınız yok; sadece başınızı yukarı kaldırın ve köşeleri dönün. Stevenson Square, bu işin merkezidir. Manchester’da sokak sanatı nerede görülür sorusunun cevabı, her ay değişen devasa duvar resimlerinde gizli. Bazı duvarlarda ikonik Manchesterlıların (Ian Curtis gibi) portrelerini görürken, bazılarında ise politik mesajlar içeren modern grafitilerle karşılaşırsınız. Manchester keşif rotası oluştururken Thomas Street ve Brightwell Street arasındaki ara sokaklara dalmayı unutmayın; buradaki küçük detaylar sizi şaşırtacak.

Vintage mağazalar ve bağımsız dükkânlar nerede yoğunlaşır?

Alışveriş merkezlerinden sıkıldıysanız doğru yerdesiniz. Afflecks, buranın adeta ibadet yeridir. Çok katlı bu “alternatif emporium”, içinde dövmecilerden ikinci el kıyafetlere, el yapımı takılardan plak dükkanlarına kadar her şeyi barındırır. Manchester vintage mağazalar ve Manchester bağımsız dükkânlar söz konusu olduğunda Afflecks tek başına bir gününüzü çalabilir. Ayrıca Oldham Street üzerindeki plak dükkanları, koleksiyoncular için birer cennet niteliğindedir.

Ancoats ve çevresi neden yükselen bölge olarak görülüyor?

Birkaç yıl öncesine kadar “gidilmemesi gereken yerler” listesindeyken, bugün dünyanın en havalı mahallelerinden biri seçilen Ancoats, tam bir başarı hikayesi. Ancoats gezilecek yerler listenizde mutlaka olmalı çünkü burası endüstriyel mirasın en şık şekilde modernize edildiği nokta.

Endüstriyel mimari günümüzde nasıl kullanılıyor?

Ancoats’taki o devasa kırmızı tuğlalı pamuk fabrikaları (mills), artık loft dairelere, lüks restoranlara ve yaratıcı ajanslara ev sahipliği yapıyor. Manchester endüstriyel mimari açısından burası bir açık hava müzesi gibi. Eskiyle yeninin bu kadar organik bir şekilde iç içe geçtiği çok az yer vardır. Royal Mill’in avlusunda durup o devasa bacalara bakarken, şehrin geçmişindeki işçi seslerini hayal etmek mümkün.

Üçüncü nesil kahveciler ve yaratıcı mekânlar nerede?

Cutting Room Square, Ancoats’un kalbidir. Burada yer alan Manchester bağımsız kafeler ve fırınlar (özellikle Pollen Bakery), şehre yeni bir gastronomi standardı getirdi. Manchester modern yaşam tarzını gözlemlemek istiyorsanız, bir hafta sonu sabahı burada kahvenizi içip etraftaki yaratıcı kitleyi izlemelisiniz. Dijital göçebelerin ekranlarına gömüldüğü, sanatçıların projelerini tartıştığı bu meydan, Manchester’ın yeni yüzüdür.

Manchester’da yağmurlu havada ne yapılır?

“Manchester’da yağmur yağmıyorsa, henüz Manchester’a gelmemişsinizdir” derler. Ama merak etmeyin, bu şehir yağmurla yaşamayı çok iyi biliyor. Manchester’da yağmurlu havada ne yapılır dendiğinde seçenekleriniz aslında açık havadakinden daha fazla bile olabilir.

Kapalı alan aktiviteleri nelerdir?

Yağmur başladığında kendinizi hemen bir pasajın içine atın. Barton Arcade, Viktorya dönemi zarafetiyle sizi korurken içindeki butik dükkanlarla vakit geçirmenizi sağlar. Ayrıca, Manchester Central Library (Merkez Kütüphane) sadece bir kütüphane değil, devasa kubbesi altında saatlerce kitap okuyabileceğiniz veya sergi gezebileceğiniz muazzam bir sığınaktır. Manchester’da hafta sonu ne yapılır sorusuna en iyi cevaplardan biri de Junkyard Golf Club gibi iç mekan eğlence merkezlerinde neon ışıklar altında çılgın bir golf turu yapmaktır.

Şehirde sakin zaman geçirmek için nereler tercih edilmeli?

Eğer kalabalıktan kaçıp biraz kafa dinlemek isterseniz, Portico Library gibi “gizli” kütüphaneleri tercih edebilirsiniz. Bir dükkanın üst katında, sessizliğin hakim olduğu bu tarihi mekanlar, Manchester seyahatinde yapılacak en iyi aktiviteler arasında en huzurlu olanlarıdır. Ayrıca Whitworth Sanat Galerisi’nin parka bakan cam duvarlı kafesinde, yağmur damlalarının cama vuruşunu izleyerek çayınızı yudumlamak gerçek bir terapi gibidir.

Manchester’da yeme içme deneyimi nasıl yaşanır?

Manchester’da yemek yemek, sadece karnınızı doyurmak değil, şehrin çok kültürlü yapısını tabakta görmektir. Bir yanda yüzyıllık tariflerle hazırlanan geleneksel İngiliz yemekleri, diğer yanda ise dünyanın dört bir yanından gelen baharatların kokusu… Manchester yeme içme rehberi hazırlarken en zorlandığım şey, seçeneklerin sonsuzluğu oldu. Bu şehirde lüks bir gökdelenin en üst katında akşam yemeği yiyebilir ya da eski bir garajın içine kurulmuş tezgahlarda hayatınızın en iyi tacosunu bulabilirsiniz. Manchester şehir atmosferi yeme içme mekanlarına o kadar güzel yansımış ki, her öğün ayrı bir keşif gibi hissettiriyor.

Manchester mutfağı denince akla ne gelir?

Aslında Manchester, İngiltere’nin genel mutfak mirasını sahiplenirken ona kendi yerel dokunuşlarını da eklemiş bir şehirdir. Manchester’da ne yapılır listesinin olmazsa olmazı, bu yerel tatların izini sürmektir.

Yerel lezzetler nelerdir?

Buraya geldiğinizde denemeniz gereken ilk şey “Manchester Tart” olmalı; ahududu reçeli, krema ve Hindistan ceviziyle hazırlanan bu tatlı, okul yıllarının nostaljisini taşır. Ancak daha doyurucu bir şey arıyorsanız, “Bury Black Pudding” (siyah sucuk) kahvaltılarınızın yıldızı olacaktır. Manchester’da yerel lezzetler nerede yenir dendiğinde, yerel pazarlar ve geleneksel kasaplar en doğru adreslerdir. Ayrıca “Manchester Egg” (turşu ve sosisle kaplanmış haşlanmış yumurta) gibi modern klasikleri de mutlaka denemelisiniz.

İngiliz pub kültürü nasıl deneyimlenir?

Manchester’da bir pub sadece içki içilen bir yer değildir; mahallenin oturma odasıdır. Manchester pub kültürü deneyimlemek için şehir merkezindeki Marble Arch gibi tarihi mekanları tercih edin. Kendi biralarını (ale) üreten bu mekanlar, yüksek tavanları ve ahşap dokularıyla size gerçek İngiltere’yi hissettirir. Manchester gezi önerileri içinde en samimi olanı, bir Pazar günü “Sunday Roast” (Pazar kızartması) için bir pubda yer ayırtmaktır. O devasa porsiyonlar ve yanında sunulan Yorkshire pudding ile Manchesterlıların neden bu geleneğe bu kadar bağlı olduğunu anlayacaksınız.

Farklı dünya mutfaklarını nerede deneyebilirsiniz?

Manchester, kozmopolit yapısı sayesinde tam bir dünya mutfağı panayırıdır. Özellikle “Curry Mile” (Köri Mili) olarak bilinen Wilmslow Road, Avrupa’nın en yoğun Güney Asya restoranı popülasyonuna sahiptir. Manchester kültürel aktiviteler listenize akşam yemeği için burayı mutlaka eklemelisiniz.

Sokak lezzetleri hangi bölgelerde yoğunlaşır?

Sokak lezzeti denince Manchester’da tek bir adres var: Macki Mayor. Ancoats bölgesinde, Viktorya döneminden kalma eski bir et pazarının içine kurulan bu devasa yemek alanı, Manchester’da farklı deneyimler arayanlar için bir cennet. İçeride pizzadan ramen’e, deniz ürünlerinden yerel craft biralara kadar her şeyi bulabilirsiniz. Ayrıca Freight Island gibi eski endüstriyel alanlara kurulan açık hava yemek pazarları, Manchester eğlence hayatı ile yemeği mükemmel şekilde birleştiriyor.

Fine dining deneyimi için hangi bölgeler tercih edilmeli?

Eğer daha şık ve sofistike bir akşam planlıyorsanız, rotanız Spinningfields olmalı. Burası şehrin modern finans merkezi ve en lüks restoranlarına ev sahipliği yapıyor. Manchester’da çiftler için yapılacaklar arasında, meşhur The Ivy veya 20 Stories gibi mekanlarda şehre tepeden bakarak akşam yemeği yemek oldukça popülerdir. Manchester şehir hayatı burada çok daha parlak ve gösterişli bir hal alır.

Manchester’da kahve ve brunch kültürü gelişmiş mi?

Buna hiç düşünmeden “Evet!” diyebilirim. Manchester’da kahve bir sanattır. Şehirde adım başı bulabileceğiniz zincir kafeler yerine, her biri kendi çekirdeğini kavuran bağımsız dükkanlar şehre yön veriyor. Manchester brunch mekânları, özellikle hafta sonları şehrin en hareketli yerleridir.

En popüler brunch bölgeleri hangileridir?

Northern Quarter, brunch konusunda tartışmasız liderdir. Federal Cafe veya Ezra & Gil gibi mekanların önünde her zaman bir kuyruk görebilirsiniz (evet, bu kuyruğa girmeye değer!). Manchester’da brunch yapılacak yerler sadece yemekleriyle değil, dekorasyonlarıyla da sizi mest eder. Avokadolu tostlar, “pancake”ler ve taze sıkılmış sular eşliğinde güne başlamak harika bir Manchester hafta sonu kaçamağı geleneğidir.

Çalışmak için uygun kafeler var mı?

Şehir tam bir dijital göçebe dostudur. Foundation Coffee House gibi devasa ve minimalist mekanlar, hızlı interneti ve geniş masalarıyla Manchester dijital göçebe yaşamı için tasarlanmış gibidir. Manchester’da gençler için aktiviteler arayan pek çok öğrenci ve freelancer, gününü bu üretken atmosferde geçirir. Kahvenizi alıp saatlerce laptopunuzla çalışırken kimsenin size “daha ne kadar kalacaksın?” diye bakmayacağı nadir şehirlerden biridir burası.

Manchester’da doğa ve açık hava aktiviteleri yapılır mı?

Manchester ilk bakışta tamamen beton ve tuğladan ibaret bir sanayi şehri gibi görünebilir, ancak yüzeyin altına indiğinizde (veya merkezden biraz uzaklaştığınızda) harika bir yeşil dokuyla karşılaşırsınız. Manchester şehir parkları, yerel halkın öğle aralarında veya hafta sonlarında kaçtığı birer vaha gibidir. Manchester’da ne yapılır sorusuna “doğa yürüyüşü” cevabını eklemek, gezinize beklemediğiniz bir ferahlık katacaktır. Şehrin içinden geçen kanallar ve geniş park alanları, doğayı kentsel yaşamın içine sessizce dahil eder.

Şehir içindeki parklar ve yeşil alanlar nerelerdir?

Şehir merkezinde bile olsanız, doğaya ulaşmak sadece birkaç dakikanızı alır. Manchesterlılar dışarıda vakit geçirmeyi, hava ne kadar “İngiliz” olursa olsun severler. Manchester’da yapılacak şeyler listesinde açık hava aktiviteleri, özellikle bahar aylarında bambaşka bir keyif sunar.

Piknik yapılabilecek alanlar hangileri?

Eğer güneş yüzünü gösterirse, hemen bir marketten sandviçlerinizi alıp Heaton Park’a gitmelisiniz. Avrupa’nın en büyük belediye parklarından biri olan bu devasa alan, içinde bir göl, bir çiftlik ve hatta bir golf sahası barındırır. Manchester’da ücretsiz aktiviteler arayan aileler ve çiftler için Heaton Park vazgeçilmezdir. Daha merkezi bir yer arıyorsanız, Castlefield Bowl çevresindeki çimenlikler veya Whitworth Park, Manchester seyahatinde yapılacak en iyi aktiviteler arasında huzurlu bir mola noktasıdır.

Koşu ve bisiklet rotaları nerede?

Manchester, aktif yaşamı sevenler için harika parkurlara sahip. Manchester kanal yürüyüşü rotaları, aynı zamanda bisikletçiler ve koşucular için de idealdir. Özellikle Bridgewater Kanalı boyunca uzanan yol, trafiğe girmeden kilometrelerce ilerlemenizi sağlar. Manchester’da yürüyüş rotası önerisi isteyenlere, Sale Water Park’tan başlayıp nehir boyunca devam eden parkurları mutlaka tavsiye ederim. Şehrin düz ayak yapısı, yorulmadan uzun mesafeler katetmenize olanak tanır.

Manchester çevresinde günübirlik nereye gidilir?

Manchester’ın en büyük avantajlarından biri, İngiltere’nin en güzel doğal alanlarından bazılarına kapı komşusu olmasıdır. Manchester gezi planı yaparken bir gününüzü şehrin dışındaki bu doğal güzelliklere ayırmak, seyahatinizi bir üst seviyeye taşır.

Peak District günübirlik ziyaret için uygun mu?

Kesinlikle evet! Manchester Piccadilly’den bineceğiniz bir trenle sadece 40-50 dakikada kendinizi Peak District Ulusal Parkı’nın kalbinde, Edale veya Hope vadilerinde bulabilirsiniz. Manchester hafta sonu kaçamağı için burası adeta bir cennet. “Mam Tor” tepesine çıkıp bulutların üzerindeki o eşsiz manzarayı izlemek, Manchester’ın endüstriyel havasından sonra size bambaşka bir dünya gibi gelecek. Manchester keşif rotası için doğa odaklı bir durak arıyorsanız, Peak District listenin başında olmalı.

Kanal yürüyüşleri nasıl planlanır?

Manchester’ın kanalları, sanayi devriminin otobanlarıydı; bugün ise şehrin en keyifli yürüyüş yolları. Manchester’da açık havada ne yapılır diyenler için Castlefield’dan başlayıp Salford Quays’e kadar uzanan kanal yolu harika bir tercihtir. Bu rota üzerinde hem tarihi su bentlerini görebilir hem de modern mimarinin su üzerindeki yansımasını fotoğraflayabilirsiniz. Yaklaşık 4-5 kilometrelik bu yürüyüş, Manchester şehir içi keşif programının en karakteristik parçalarından biridir.

Manchester gece hayatı nasıl bir deneyim sunar?

Eğer Manchester’ın ruhunu tam olarak anlamak istiyorsanız, güneş battıktan sonra sokağa çıkmalısınız. Manchester gece hayatı, sadece İngiltere’nin değil, Avrupa’nın en dinamik ve çeşitli sahnelerinden birine sahiptir. Burası, her türlü müzik zevkinin, her tarz giyimin ve her bütçenin kendine bir yer bulabildiği nadir şehirlerden. Manchester eğlence hayatı içinde kendinizi bir anda eski bir depoda tekno dinlerken ya da çok şık bir rooftop barda kokteylinizi yudumlarken bulabilirsiniz. Şehrin geceye bakışı çok basittir: Kendin ol ve müziğin tadını çıkar.

Manchester’da gece dışarı çıkmak güvenli mi?

Genel olarak evet, Manchester gece hayatı oldukça organize ve güvenlidir. Ancak her büyük şehirde olduğu gibi, özellikle kalabalık alanlarda temel güvenlik önlemlerini almakta fayda var. Manchester’da gece dışarı nereye gidilir sorusunun cevabı, kendinizi nerede rahat hissettiğinizle ilgilidir. Şehrin ana eğlence bölgeleri sürekli bir insan trafiğine ve ışıklandırmaya sahip olduğu için tek başınıza bile olsanız kendinizi güvende hissedersiniz.

Hangi bölgeler daha hareketli?

Hareketin kalbi üç ana bölgede atar. Northern Quarter, daha çok hipster, alternatif ve canlı müzik odaklıdır. Spinningfields, şıklığın ve lüks kokteyllerin adresidir. Canal Street (Gay Village) ise sabahın ilk ışıklarına kadar süren bitmek bilmeyen enerjisi ve kapsayıcı atmosferiyle ünlüdür. Manchester’da akşam ne yapılır diyenler için Deansgate çevresi de her zaman canlı bir alternatif sunar.

Alternatif gece hayatı seçenekleri var mı?

Klasik kulüp ortamlarından sıkıldıysanız, Manchester size çok farklı kapılar açar. Örneğin, Twenty Twenty Two gibi mekanlarda hem içkinizi içip hem de masa tenisi turnuvalarına katılabilirsiniz. Ya da “Bongo’s Bingo” gibi geleneksel bingoyu bir çılgın partiye dönüştüren etkinliklere denk gelebilirsiniz. Manchester alternatif gece hayatı denince akla gelen, sınırların biraz zorlandığı ve mizahın eksik olmadığı eğlencelerdir.

Bar kültürü Manchester’da neden güçlü?

Manchester’da bar kültürü, şehrin sanayi geçmişinden gelen o “mesai sonrası sosyalleşme” geleneğinin modern bir devamıdır. İnsanlar burada sadece içmek için değil, hikaye anlatmak ve topluluğun bir parçası olmak için barlara gider. Manchester pub kültürü ile modern bar anlayışı burada harika bir denge içindedir.

Speakeasy tarzı mekânlar nerede?

Gizem seviyorsanız Manchester tam size göre. Tabelasız kapıların arkasındaki “gizli barlar” burada oldukça popüler. Manchester’da farklı deneyimler arayanlar için Northern Quarter’daki ara sokaklarda gizlenen “Science and Industry” veya “The Washhouse” gibi mekanlar harikadır. (Not: The Washhouse’a girmek için dışarıdan bakıldığında sıradan bir çamaşırhane gibi görünen dükkanda rezervasyon yaptırmanız gerekiyor!)

Rooftop bar seçenekleri var mı?

Şehrin o gri ama etkileyici silüetini yukarıdan izlemek paha biçilemez. Manchester rooftop bar seçenekleri arasında en popüleri kuşkusuz 20 Stories’dir. Spinningfields’ın kalbinde yer alan bu mekan, size 360 derecelik bir Manchester manzarası sunar. Manchester’da çiftler için yapılacaklar listesinde, güneşin batışını burada bir kadeh eşliğinde izlemek kesinlikle ilk sırada olmalı.

Manchester’da alışılmışın dışında hangi deneyimler yaşanır?

Manchester, standart bir turistin gördüğünden çok daha fazlasını saklayan, katmanlı bir şehir. Manchester’da farklı deneyimler yaşamak istiyorsanız, bazen başınızı bir binanın detaylarına kaldırmanız, bazen de şehrin en eski mahallelerine dalmanız gerekir. Burası, geçmişin tozlu sayfalarını alıp onlardan yepyeni bir gelecek inşa edenlerin şehri. Manchester’da yapılacak şeyler listesine sadece müzeleri değil, bu dönüşümün kendisini de eklemelisiniz.

Endüstriyel miras alanları nasıl keşfedilir?

Şehrin her köşesinde karşınıza çıkan o devasa kırmızı tuğlalı yapılar, sadece eski fabrikalar değil; modern Manchester’ın iskeletidir. Manchester endüstriyel mimari açısından dünyada eşi benzeri az bulunan bir dokuya sahip. Bu alanları keşfetmek, bir zaman makinesine binmek gibi hissettirebilir.

Eski depo ve fabrikalar bugün ne olarak kullanılıyor?

Bu yapılar bugün şehrin en yaratıcı alanlarına dönüşmüş durumda. Manchester’da sanayi mirası gezisi yaparken karşınıza çıkan eski bir dokuma fabrikası, bugün içinde dünyanın en iyi kahvelerinin kavrulduğu bir mekan ya da devasa bir sanat galerisi olabilir. Örneğin, Mayfield Deposu (Depot Mayfield) eski bir demiryolu deposuyken, şimdilerde dünyanın en büyük DJ’lerinin sahne aldığı “The Warehouse Project” etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Manchester şehir hayatı, bu eski duvarların içinde yeniden filizleniyor.

Şehir festivalleri ve etkinlik takvimi nasıl takip edilir?

Manchester asla uyumayan ve sürekli kutlayacak bir şeyler bulan bir şehir. Manchester etkinlik takvimi yılın her dönemi dopdoludur. Eğer seyahatinizi bir festival dönemine denk getirirseniz, şehrin enerjisinin nasıl katlandığını göreceksiniz.

Manchester International Festival neden önemlidir?

İki yılda bir düzenlenen MIF (Manchester International Festival), sadece bir sanat festivali değil; dünyanın her yerinden sanatçıların prömiyerlerini yaptığı küresel bir platformdur. Manchester sanat etkinlikleri içinde zirve noktası burasıdır. Şehrin her yerinde; parklarda, eski kiliselerde ve meydanlarda alışılmadık performanslar sergilenir. Manchester kültürel aktiviteler rehberi içinde bu festival, şehri bir sanat laboratuvarına dönüştürdüğü için çok özeldir.

Noel dönemi Manchester’da nasıl geçer?

Eğer bir kış masalı arıyorsanız, Noel dönemi Manchester’da nasıl geçer sorusunun cevabı sizi büyüleyecektir. Albert Square’den başlayarak şehrin her yanına yayılan Noel Pazarları (Christmas Markets), Avrupa’nın en iyileri arasındadır. Manchester’da hafta sonu ne yapılır diyenler için buz pateni yapmak, “mulled wine” (sıcak şarap) içmek ve devasa ışıklandırmaların altında yürümek unutulmaz bir deneyimdir. Şehir, o meşhur gri havasını bu dönemde rengarenk ışıklarla dağıtır.

Manchester’da zamanınızı en verimli nasıl planlarsınız?

Manchester, küçük bir merkezi olmasına rağmen çok fazla “katmana” sahip bir şehirdir. Eğer plansız hareket ederseniz, bir müzede büyülenirken en iyi konserleri veya gizli sokak sanatlarını kaçırabilirsiniz. Manchester gezi planı yaparken temel kuralım şu: Sabahları tarih ve kültür, öğleden sonraları keşif ve alışveriş, akşamları ise müzik ve gastronomi. Manchester’da zaman yönetimi, doğru rotaları birbirine bağlamaktan geçer.

1 günlük Manchester planı nasıl oluşturulur?

Sadece 24 saatiniz varsa, şehrin en ikonik noktalarına odaklanmalısınız. Manchester’da bir gün geçirecekler için önerim; güne Piccadilly Gardens’tan başlayıp yürüyerek Northern Quarter’a geçmek. Burada hızlı bir kahvaltı ve Afflecks gezisinden sonra, öğle saatlerinde Town Hall ve John Rylands Kütüphanesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Öğleden sonranızı Bilim ve Sanayi Müzesi’ne ayırıp, akşamı Castlefield’daki kanal kenarı publarında sonlandırmak, şehre hızlı ama etkili bir giriş yapmanızı sağlar. Bu, Manchester şehir turu için en yoğun ama en tatmin edici rotadır.

2 günlük Manchester planı nasıl yapılır?

İki gününüz varsa, şehri biraz daha derinden soluyabilirsiniz. İlk gün yukarıdaki merkezi rotayı izledikten sonra, ikinci günü daha modern ve alternatif bölgelere ayırın. Manchester’da 2 günde yapılacak şeyler listenize ikinci gün sabahı Ancoats’u ekleyin. Burada harika bir brunch yaptıktan sonra kanal boyunca yürüyerek Salford Quays ve MediaCityUK bölgesine geçebilirsiniz. Akşamında ise Northern Quarter’ın canlı müzik mekanlarında yerel bir grubu dinlemek, Manchester hafta sonu planı için mükemmel bir kapanış olur.

3 günlük Manchester keşif programı nasıl olmalı?

Üç gün, Manchester’ın gerçek ruhuna sızmak için ideal süredir. Üçüncü gününüzü ilgi alanınıza göre tematik bir rotaya ayırmanızı öneririm. İşte size üç farklı seçenek:

Kültür ağırlıklı rota

Sabah Whitworth Art Gallery’de sanatla iç içe bir başlangıç, öğleden sonra Manchester Museum’daki antik eserler ve akşamında Royal Exchange Theatre’da bir tiyatro oyunu. Manchester kültürel aktiviteler tutkunları için bu rota, şehrin entelektüel derinliğini sonuna kadar hissettirir.

Futbol temalı rota

Güne National Football Museum ile başlayıp, öğleden sonra tuttuğunuz takımın (City veya United) stadyum turuna katılmak. Akşamını ise tipik bir spor barında, taraftarlarla birlikte maç izleyip biranızı yudumlayarak geçirmek. Manchester futbol deneyimi ancak bu kadar yerinde yaşanabilir.

Alternatif Manchester rotası

Tamamen “turist” rotalarından çıkıp; Chorlton gibi yerel mahallelerin bağımsız dükkanlarını gezmek, kanal kenarlarında uzun yürüyüşler yapmak ve akşamında “speakeasy” barların izini sürmek. Manchester alternatif aktiviteler arayanlar için bu rota, şehri bir yerel gibi yaşamanın anahtarıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu